Söz Kesme Söz Verme



Dr. Sevim Asımgil
Arifan Aile, Mayıs, 2010

Kız ve erkek birbirlerini gördükten sonra, ken­dilerine düşünceleri sorulur. İki tarafta ka­bul veya reddetmekte serbesttir.

Evlenmek için Kadın veya Kızın Görüşlerinin Alınması

Peygamber Sallallahu aleyhi ve Sellem Efen­dimiz:

"Dul kadın -evlenme işinde- kendisi söz sahibidir. Bakireden de babasının izin alması icap eder. Kızın izni ise süküt etmesidir." (­nen'ün Nesei, 6-476) buyurmuştur.

Evlenme teklifine karşı bakire kızın susması rıza kabul edilmektedir. Bakire kız, utandığı için kabul ettiğini açıa söyleyemez. Malikılerden baları: "Nikah teklifi karşısında susmanın izin sayılacağını kıza önceden bildirmek şart­tır" demişlerdir. (Sahih-i Müslim, 7-264) Dul kadı­nın susması ise rıza anlamına alınmamaktadır. O'nun sözle açıklaması gerekmektedir. Peygam­ber Sallallahu aleyhi ve Sellem Efendimiz:

"Dul ile konuşulur." (Müsned, 2-229) buyur­muştur.

Bakire de Dul Kadın da istemedikleri Bir Evliliğe Zorlanamaz

imam Ebu Hanife Hazretleri, ne dul kadını ne de bakire kızı, velisinin zorla, birisine nikah et­meğe hakkı olmağına hüküm vermtir. (Shih-i Müslim, 7-264)

-Bakire'den gaye, bikr haliyle buluğa eren kızr-Ensar kadınlarından Hansa' Bint-i Hızambabası -Halid- rızasını almaksızın evlendirmişti. Hansa' dul bir kadındı. Hansa' bu izdivacı hoş görmeyerek, Resulüllah Sallallahu aleyhi ve selem'e gidip şikayette bulundu.

Resulüllah bu nikahı red ve iptal etti. (Sahih-i Buhari, 11-299) "Bir genç kız, Hz. Aişe (r.a)'nın yanına geldi ve:

- Babam itibar kazanmak in beni karde­şinin oğluyla evlendirdi. Ben ise istemiyorum, dedi. Hz. Aişe (r.a):

- Nebi, Sallallahu aleyhi ve Sellem gelinceye kadar bekle, dedi. Hz. Peygamber (s.a.v) geldiğinde, kız, şikayetini ona arzetti. Hz. Peygamber zın babasına haber gönderip onu yanına çağırttı. Evlenme meselesinde, kızının fikrini alıp almadığını sordu. Kız:

- Ya Resulüllah, babamın yaptığı işi kabul ettim. Fakat ben, evlenme işinde kadınların da söz hakkı var mı onu öğrenmek istedim, dedi. (Sü­nen-ün Nesei, 6-478)

Velileri Araya Girmeden Taraflar Kendileri Söz Kesip Evlenseler Nikah Sahihtir

İmam Ebu Hanife Hazretlerine göre; akıl, baliğ, reşid bir kadın velisinin iznini almaksızın kendi, kendisini nikahlayabilir. (Tecrid, 11-343) Kadın kendi arzusuyla iki şahid huzurunda nikah yapabilir. Fakat tarafların bu konuda velilerini aracı yapmaları müs­tehaptır. Onları bu olayın dışında tutmak ise nikah akdinin sıhhatine engel olmamakla beraber mekruhtur. (Molla Hüsrev, 1-334)

Kadının Sevdiği Kimseye Kendini Arzetmesi

Bir gün, Resulüllah Sallallahu aleyhi ve sellem'in huzuruna bir kadın gelip, Hz. Peygamberden kendi­siyle evlenmesini istemiştir:

- Ya Resulüllah, beni nikahla alır mısınız? demiştir.

Enes b. Malik radıyallahu anh, bu olayı anlattığında orada bulunan kızı gülüp:

- 0, ne hayası kıt kadınmış, dediğinde, Hz.Enes şu cevabı vermiştir:

- 0, senden daha hayırlıdır. Çünkü kendini Resülüllah'a (s.a.v) arz ve teklif etmiştir. (Sünen-ü Nesei, . 6-468)

Kadınlar tarafından, nefislerini Resulüllah'a hibe etme teklifi birkaç kez vukua gelmiştir.

İbno Abbas radıyallahu anhüma, Peygamber Salallahu aleyhi ve Sellem Efendimizin, mubah olmalarına rağmen, nefsini hibe edenlerden hiçbiri ile evlenmediğini söylemiştir. (Kütüb-i Sitte, 9-506)

Kendisine Evlenme Teklifinde Bulunulan Kadının Namaz Kılıp istihare Yapması

İstihare kelimesi, "hayır" veya "hıyare" aslından gelmektedir. Har taleb etmek demektir. Daha açık bir ifadeyle, iki şeyden birine muhtaç olana, onların hayırlısını taleb etmek anlamına gelmektedir.

İstahare Mubah işlerde Olur

Farz, vacib, haram ve mekruh işler için, "yapayım mı, yapmayayım mı?” diye bir tereddütle, istihareye gerek yoktur. Mümin, farz ve vacibleri yapmakla mükellef olduğu gibi, haram ve mekruhlardanda kaçmakla sorumludur. Dahası, müstehab olan, Resulüllah'ın (s.a.v) sünnetinde mevcut olan birfiilin yapılması için de istihareye başvurulmaz. Bu İslami edebe aykırıdır. İstihare mubah işlerde olur. Bir de müstehab lerden ikisi birbirine tearuz edecek olursa -zıt düşerse- veya iş müstehab ol­makla beraber yalması muhayyerse birini tercih için veya yapmaya karar vermek, başlama zamanını tesbit için istihare gerekli olabilir. Sözgelimi Um­re'ye gitmek isteyen kimse bu yıl mı gitsin gelecek yıl mı gitsin? gibi. (Kütüb-i Sitte, 9-33)

Hz. Zeyneb bintu Cahş Validemizin, Evlilik için istiharede Bulunmaları

Hz. Enes anlatmışr:

"Zeyneb’in iddeti dolunca, Resulüllah Sallallahu aleyhi ve Sellem, Zeyd'e:

- Git, onu benim için iste, dedi. Hz. Zeyd demiş­tir ki: Ona hemen gittim ve:

- Ya Zeyneb, müjde, beni sana Resulüllah Salalallahu aleyhi ve Sellem gönderdi. Seninle evlen­mek istiyor, dedim. Zeyneb:

- Rabbimden hatalib etmeden hiçbir şey yapmam, dedi ve namaz kılınan yere dikildi.

O zaman ayet nazil oldu ve Resulüllah Sallallahu aleyhi ve Sellem hiçbir şey demeden Zeyneb'in ynına girdi. (Sünen-ün Nese" 6-469)

İstihare Namazı

İstihare ile rüyada, o kişi ile evliliğin harlı olup olmayacağı hususunda manevı bir işaret taleb edil­miş olunur. Ve bu işarete göre hareket edilir.

İstihare namazı iki rekattır. ilk rekatinde "Kafirun" suresi, ikinci rekatinde "ihlas" suresi okunması uygun görülmüştür. Nihayetinde de istihare duası okunur.

Kişi, istihare namazı kılıp, dualarını okuduktan sonra abdestli olarak kıbleye doğru yönelerek yatar. Rüyada beyaz veya yil' görmesi, niyetindeki şeyi yapmasının hayırlı olacağına; siyah veya kırmızı gör­mesi de hayır değil şer getireceğine delalet eder. (B. islam ilmihali, 271)

Kız ve Erkeğin Rızaları Alındıktan Sonra, Veliler Arasında Söz Kesilir

Taraflar birbirini beğenirse, evlilik için, olumlu cevabı önce zdan ya da kadından, daha sonra er­kekten almalır.

Kız tarafı da erkek tarafı da aralarında anlaşarak birbirlerine söz verirlerse, sözlerinde durmalı, mü­him ve meşru bir sebep yokken verilen zden dön­memelidir.