Aksaray Yöresel Kültürel Kamusal Kurumsal Paylaşım sitesi Aksarayın en iyi Sitesi
Üyelik Giriş Yap | Üye Ol | Şifrem Neydi | Canlı Destek Facebook
Konu Açan Ecrin Hüma
31.01.2011 18:36:11
Normal Üye
Ecrin Hüma
 
Mutlumusun :
Yazmamış
Neden :
Yazmamış
SonKararinmi :
Yazmamış

 

Arıların Koruduğu ŞEHİT 
 
Medineli olan Âsim b. Sabit, İslam'ın Medine'de yayıldığı ilk günlerde Müslüman oldu. Yetmiş beş arkadaşı ile birlikte Mekke'ye giderek, Allah Resulü'ne (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)biat etti. Çok iyi bir savaşçı ve okçu olan Âsim b. Sabit, Bedir sava­şında en ön saflardaydı. Savaş başlamadan hemen önce Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sahabelerine dönerek: -     Nasıl savaşırsınız? diye sordu. Âsim, okunu ve mızrağı­nı alarak anlattı: 

-     Düşman iki yüz zir'a yaklaşıncaya kadar bekleriz. İki yüz zir'a yaklaşınca ok atmaya başlarız. Daha da yaklaşır, mızraklarımızın menziline girerse mızrak atarız. Onları da geçip yanımıza kadar gelirse ok ve mızraklarımızı bir kenara koyar, kılıçlarımızla savaşırız. 



Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)onun bu taktiğini çok beğendi. Sa­habelerine dönerek buyurdu: -   Savaş işte böyle yapılır. Siz de Âsim gibi savaşın! Attığı oklarla Bedir savaşında düşmana aman vermeyenÂsim b. Sabit, Uhud'da da düşmanın korkulu rüyasıydı. Attı­ğı ok ile bir Müşrik'i öldürdü. Kardeşinin öldüğünü gören müşriklerden Haris, Âsim Efendimize (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yöneldi. Ancak o Hâ-ris'ten önce davranarak onu ağır yaraladı. Haris Mekke'ye getirildiğinde ölmek üzereydi. Oğlunu bu şekilde gören an­nesi Sülâfe feryat etti.-  Seni kim bu hale getirdi? Haris:-  Tanımıyorum. Ama ok atarken "Al! Ben Eklah'ın oğlu­yum" deyince annesi, onun "Yalnızca Rabbim Allah'tır" de­dikleri için Müslümanları yok etmeye gittiğini unutarak avazı çıktığı kadar bağırdı -  Yemin olsun ki Âsım'ı elime geçirirsem, onun kafatasıile içki içeceğim.Düşman saflarına en yakın savaşan on dört kahramandan biriydi Âsim. Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yaralandığı sıralarda, müşrikler onu öldürmek için durmaksızın akın etmeye baş­ladılar. Müşriklerin saldırılarını görece ölüm biati yapan se­kiz sahabeden biri de Âsim b. Sâbit'ti.Uhud'dan sonra İslam'a davet için yollara düştü. Rec'i'ye geldiklerinde pusuya düşürüldüler. Pusu kuran hainler, o ve arkadaşlarına dokunmayacaklarına yemin ettiler. Ancak o, müşriklere de hainlere de güvenmiyordu. Hainlere bağırarak emanlarını reddetti:- Müşriklerin emanını asla kabul etmem! Tam yedi oku vardı. Onların her biri ile bir müşrik öldürmeden şehit olma­ya niyeti yoktu.Duygulanmıştı... Ama duygularını kime anlatacaktı? On­lar şehit olursa Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) durumlarını kimden dinleyecekti? Ellerini ve gönlünü Rabbine açtı; en içten duy­gularla yalvararak duaya durdu: 
- Allah'ım! Halimizi Resulüne bildir! O dua ederken perdeler açılmış, Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olanları gözyaşları içinde seyrediyor ve ağlayarak sahabeleri­ne anlatıyordu. 


Sadağından oklarını çıkararak tek tek atmaya başladı. Attığı her ok hedefine ulaşıyordu. Okları bitince mızrağını aldı. Şaşkına dönen hainler korkudan yanına yaklaşamıyorlardı. Biraz yaklaşan birini görünce, mızrağı ile onu yere serdi. Bundan sonra kılıcını eline aldı. Kınını kırdıktan sonra elle­rini açarak Rabbine yalvardı: 
-        Allah'ım! Günün başında Senin dinini koruduğum gibi, günün sonunda da Sen benim cesedimi onlardan koru! 

  
Hainlerin arasına daldı. Bir kişiyi öldürdü, ikisini yarala­dı. Bunu gören hainler hep beraber Âsim Efendimizin (Radıyallâhu Anh) üzeri­ne atılarak onu şehit ettiler. 


Âsim Efendimiz müşriklere yaklaştığında bazıları onu ta­nımıştı. Onlardan biri arkadaşlarına bağırdı:-  Bu, Sülafe'nin başına ıoo deve vaat ettiği adam.Onu duyan hainlerin gözleri parladı. Âsim Efendimizin (Radıyallâhu Anh) başını kesip Mekke'ye götürmek için ona yöneldiler. Ama o Rabbine: 
-    Allah'ım! Elimi hiçbir müşrike dokundurmayacağım, hiçbir müşrikte bana dokunmayacak! diye söz vermişti. 

  
Hayatı boyunca bu sözünü tutmaya çalışmıştı. İşte şimdi şehit olmuş, müşrikler onun üzerine üşüşmek üzereydi. Rab-bi onun bu sözünü boşa çıkarmadı. Bir anda vücudunun üze­ri sayılamayacak kadar çok arıyla kaplandı. Hainler ne kadar uğraştılarsa da Âsım'ın cansız bedenine yaklaşamadılar. Arı­lar yaklaşanı soktu. Sonunda içlerinden biri akıl verdi: 


-  Şimdi bırakın, gece olunca arılar çekilir, o zaman istedi­ğimizi yaparız. 

  
Ancak bilmedikleri bir şey vardı, onu Rabbi koruyordu. Havada hiç bulut yokken gece bu kez şiddetli bir yağmur baş­ladı. Yağmur damlalarını indiren melekler Âsim Efendimizin (Radıyallâhu Anh) vücudunu alıp yağmur suları ile birlikte götürdüler. Sabah olunca Âsim b. Sâbit'i arayan hainler, aramaktan bitap düştükleri halde onu hiçbir yerde bulamadılar. 


 

 


İmza

Gafil İnsan Tuhaf Bir Laf Eder. Der ki: "Yarın Olsun Şunu Yapayım." Bilmez ki, Bugün dünün Yarınıdır.

Cevap Yaz
Copyright
Bugün : 0 - 0 - 0 | Dün : 0 - 0 - 0 | Toplam : 182 - 1129 - 1311 | Üyeler : 0 - 2354 | Online : 0 - 1
Onlineler :
Neler Yaptık | Hakkımızda | İletişim | SiteMaps | Rss
2oo6-2o14 © Copyright Aksaray 68
Yazılım Tasarım
Aksaray 68

AKSARAY.TC - Bizimsite - Aksaray Bilisim - Ihlara - Aksaray Haberler- AxarayFm - siteni ekle
YASAL UYARI
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan .yer sağlayıcı. olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz .uyar ve kaldır. prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, info@Aksaray.tc mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Ping your blog, website, or RSS feed for Free
 

Hızlı Sohbet