OSMANLI İMPARATORLUĞU

(1299- 1922)




OSMANLI İMPARATORLUĞ KURULDUĞU SIRADA;
1)-




ANADOLU: Anadolu Selçuklu Devleti 1243 Köse dağ savaşı yenilgisinden sonra yıkılma dönemine girmiş, İlhanlılara bağlı duruma gelmişti. Anadolu Selçuklu Sultanları İlhanlıların atadığı birer vali durumundaydı. Bu siyasi boşluk ortamında Anadolu da çok sayıda Türk Beyliği kuruldu. 2)- ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİ: Karaman oğulları, Germiyanoğulları, Karesi oğulları, Aydın oğulları, şeoğulları, Saruhan oğulları, Candaroğulları, Hamit oğulları ve Osmanlı beyliği kurulmuştu. Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılmasıyla bu beylikler arasında Anadolu hâkimiyeti konusunda mücadele başladı. 3)- BİZANS:13. yüzyıla girildiğinde sınırları küçülmüş, eski askeri ve ekonomik gücü kalmamıştı. Taht kavgaları istikrarsız bir dönem yaşatıyordu. Halk tekfurların ağır vergileri altında eziliyordu.4)- TRABZON RUM İMPARATORLUĞU: IV. Haçlı seferi sonunda Haçlıların İstanbul’u işgal etmeleri üzerine Bizans'tan kaçanlar tarafından Trabzon ve çevresinde kurulmuştu. 13. yüzyılda İlhanlı baskısı altındaydı. 5)- İLHANLI DEVLETİ: Cengiz İmparatorluğunun parçalanmasıyla İran'da kurulan TÜRK-MOĞOL devletidir. Dönemin en güçlü devletlerindendir.6)- ALTINORDA DEVLETİ: Cengiz İmparatorluğu'nun parçalanmasıyla Karadeniz'in kuzeyinde kurulan Türk devletidir. 7)- BALKANLARIN DURUMU: Balkanlarda güçlü bir devlet yoktu. 13. yüzyılda Balkanlarda başlıca şu devlet ve beylikler vardı: Sırp, Bulgar, Macar devletleriyle; Arnavutluk, Bosna-Hersek, Eflak-Boğdan, Erdel beyliği 8)- VENEDİK VE CENEVİZLİLER: Denizci olan bu İtalyan devletlerinin Ege, Akdeniz ve Karadeniz'de ticaret kolonileri vardı. OSMANLI DEVLETİ'NİN KISA ZAMandA BÜYÜMESİNİN SEBEPLERİ 1)- Merkeziyetçi bir devlet anlayışına sahip olması 2)- Bir UC BEYLİĞİ olması (beylikler arasındaki mücadeleye başlangıçta katılmamıştır.) 3)- Bizans'ın, Balkanların ve Anadolu’nun karışıklık içinde bulunması 4)- Sürekli doğudan gelen Türkmen göçleriyle nüfusunun ve askeri gücünün artması 5)- Osmanlı Devlet adamlarının yetenekli olması KURULUŞ DEVRİ(1299–1453)KURULUŞ DEVRİ HÜKÜMDARLARI:

I.Osman, Orhan Bey, I.Murat, I.Bayezid (Yıldırım), I.Mehmet(Çelebi), II. Murat, II. Mehmet(Fatih) in ilk iki yılı

KAYI BOYU:

Osmanlılar oğuzların Bozok kolunun Kayı boyuna mensuptular. Kayılar Malazgirt Zaferi'nin ardından

Anadolu'ya gelmişler, Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat tarafından kendilerine yurtluk olarak verilen Ankara yakınlarındaki KARACADAĞ yöresine yerleşmişlerdir. Burada bir süre kalan Kayılar Ertuğrul Gazi yönetiminde Söğüt ve Domaniç yöresine yerleşmişlerdir.




OSMAN BEY DÖNEMİ (1281–1324) ÖNEMLİ OLAYLAR:

1) - Karacahisarı Bizans’tan almış, uç beyliğine atanmıştır.

2)- Bilecik, İnegöl, Yarhisar ve Yenişehri alarak, İzmit’e yaklaştı.

3)- Bizans Tekfurlarını KOYUNHİSAR savaşında yendi.

Koyun hisar savaşının sebebi: Osmanlıların İzmit'e yaklaşmalarından

korkuya kapılan Bizans Tekfurlarını anlaşarak Osmanlılar üzerine yürümesi.

Sonuçları ve Önemi: Bu savaşı Osmanlılar kazandı. Böylece Bursa'nın kuzeyi

hariç üç tarafı Osmanlı topraklarıyla çevrildi.

4)- Mudanya fethedilmiş, Bursa kuşatılmıştır.






OSMAN BEY HAKKINDA: Ertuğrul Gazi'nin ölümünden sonra beyliğin başına geçmiş, 1320 den itibaren rahatsızlığı sebebiyle askeri harekâtın başına oğlu Orhan Beyi geçirmişti. Şeyh Edebali'nin kızıyla evlenmiş, ahilerin desteğini kazanmıştır. Türbesi Bursa'da GÜMÜŞLÜ KÜMBET'de dir. ORHAN BEY DÖNEMİ(1324–1362)ÖNEMLİ OLAYLAR:

1)- Bursa'nın alındı(1326)

2)- Maltepe (Palekanon) Savaşı (1329) yapıldı.

3)- İznik ve Kocaeli fethedildi.

4)- Karesi oğulları Beyliği Osmanlılara katıldı.

5)- Rumeli'ye geçildi




1)- Bursa'nın fethi: Osman Gazi döneminde başlayan kuşatma, tekfurun şehri teslimiyle son buldu.(1326) 2)- Maltepe (Palekanon) Savaşı (1329): Sebep: Osmanlıların Kocaeli Yarımadasındaki fetihleri ve İznik'i kuşatmaları Savaş: Bizans imparatoru III. andreanikos ile Osmanlı hükümdarı Orhan Bey arasında yapıldı (1329) Sonuçları ve Önemi: Savaş Osmanlıların zaferiyle sonuçlandı. O güne kadar dikkat çekmeyen Osmanlılar ön plana çıktı. 3)- İznik ve Kocaeli'nin Fethi: Maltepe savaşından sonra İznik fethedildi, Kocaeli yarımadasının fethi büyük ölçüde tamamlandı. 4)- Karesi oğulları Beyliğinin Alınması: Karesi Bey'in ölümüyle, oğulları arasındaki taht kavgasından yararlanan Orhan Bey bu beyliği Osmanlı sınırlarına kattı. Önemi:1)- Osmanlılar karesi topraklarına sahip olarak, Marmara kıyılarına ve Çanakkale boğazına ulaştılar.2)- Osmanlılar Karesi Donanmasına sahip oldular. 3)- Hacı İlbey, Evrenos Bey, Ece Halil gibi değerli Karesi komutanları Osmanlı hizmetine girdiler.4)- Osmanlılar Rumeli'ye geçmeyi düşünmeye başladılar.5)- Rumeli'ye Geçiş: Rumeli'ye Geçişi Kolaylaştıran Sebepler: 1)- Osmanlıların Karesi topraklarına ve Donanmasına sahip olması. 2)- Osmanlıların Hrıstiyanlara ait topraklara sahip olma ideali (Gaza). 3)- Türkmenlere Yurt bulma ihtiyacı. 4)- Bizans'ın Balkan milletlerine karşı Orhan Beyden yardım istemesi. OLAY: Bizans İmparatoru Kantakuzen Edirne'yi kuşatan Sırp ve Bulgarlara karşı Orhan Bey'den yardım istedi. Orhan Bey bunun üzerine oğlu Süleyman Paşa'yı yardıma gönderdi. Edirne'yi kuşatan Sırp ve Bulgarları yenen Süleyman Paşa'nın yardımlarına karşılık Bizans Gelibolu Yarımadası'ndaki ÇİMPE kalesini Osmanlılara verdi.(1353)NOT: Çimpe kalesi Osmanlıların Balkanlardaki fetihleri için önemli bir üs olmuştur. ORHAN BEY DÖNEMİNDE RUMELİ'DEKİ FETİHLER: Orhan bey'in oğlu Süleyman Paşa Gelibolu'yu ele geçirerek Keşan, Malkara, Tekirdağ, Çorlu ve Lüleburgaz'ı fethetmiştir.ORHAN BEY DEVRİNDE DEVLET TEŞKİLATINDAKİ GELİŞMELER: 1)- Geçici divan teşkilatı kuruldu. 2)- YAYA ve MÜSELLEM adıyla ilk düzenli ordular oluşturuldu. 3)- İznik’te ilk Osmanlı Medresesi kuruldu.OSMANLILARIN RUMELİ'DEKİ İSKÂN SİYASETİNİN ÖZELLİKLERİ: 1)- Yeni fethedilen yerlere öncelikle göçebe Türkler yerleştirilir, böylece bunların yerleşik hayata geçmeleri sağlanırdı. 2)- Fethedilen yerdeki yerli halktan ayaklanma çıkarma ihtimali olanlar başka yerlere iskân edilirlerdi. 3)- Göçmenler iskân yerine yakın yerden alınırlardı. Böylece halkın yeni yere uyumu daha kolay olurdu. 4)- İskân edilenlere ihtiyacı olan malzeme verilir ve bir süre vergi alınmazdı. I. MURAT DÖNEMİ (1362–1389) Orhan Bey'in ölümüyle yerine oğlu I.Murat (Hüdâvendigâr) geçti.I. MURAT DÖNEMİNDE ANADOLUDA GELİŞMELER: 1)- Ankara Karaman oğullarından geri alındı. 2)- Oğlu Yıldırım Bayezıd'ı Germiyan Beyi'nin kızıyla evlendirerek onlardan Kütahya, Tavşanlı, Simav ve dolayları çeyiz olarak alındı. 3)- Hamit oğullarından Eğridir ve çevresi satın alındı. 4)- Karaman Beyi Alâeddin Ali Beyle kızını evlendirerek dostluk kurmaya çalıştı. Ancak Karaman oğullarının düşmanca tavırlarını sürdürmeleri üzerine harekete geçerek, Karaman oğullarını yendi. Alâeddin Ali Bey'i affederek barış yaptı. I. MURAT DÖNEMİNDE BALKANLARDA GELİŞMELER:1)-Edirne(1362) ve Filibe'nin Fethi,

2)- Sırpsındığı Savaşı (1364)

3)- Çirmen Savaşı (1371) Sırplarla yapılan bu savaşı Osmanlılar kazandı.)

4)- I. Kosova Savaşı (1389)

EDİRNE VE FİLİBE'NİN FETHİ: I. Murat'ın ilk hedefi Edirne olmuştur. Lala Şahin Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu 1362 yılında Edirne'yi fethetmiştir. Ardından Filibe alınmıştır.

NOT: Edirne'nin Fethinin Önemi: Sırp ve Bulgarların Bizans’la bağlantısı kesildi.SIRPSINDIĞI SAVAŞI (1364): Sebep: Edirne ve Filibe'nin Osmanlıların eline geçmesi Sırp ve Bulgarları rahatsız etmiş, bunların papaya başvurmaları üzerine Balkan Devletlerinden oluşan (Sırp, Bulgar, Macar, Eflak-Boğdan ve Bosnalılar) bir Haçlı ordusu kurulmuştur. Savaş: Haçlı Ordusunu HACI İLBEY komutasındaki bir akıncı birliği ani bir baskın sonucu yok etmiştir. Önemi: a)- Bu zaferle Balkan Devletleri üzerindeki Macarların etkisi kırılmış, Türklerin Balkanlardaki ilerlemeleri hız kazanmıştır. b)- Zaferden sonra Edirne başkent yapılmıştır.I. KOSOVA SAVAŞI (1389): Sebep: Osmanlıların Balkanlarda ilerleyişini durdurmak için Sırp Kralı LAZAR'ın öncülüğünde Haçlı Ordusunun kurulması. Sonuç: I. Murat komutasındaki Osmanlı Ordusunun zaferiyle sonuçlandı. I. Murat şehit oldu, yerin oğlu Yıldırım Bayezıd geçti.I. MURAT DÖNEMİNDE DEVLET TEŞKİLATINDAKİ GELİŞMELER: 1)- Divan teşkilatı sistemli ve sürekli hale getirildi. 2)- Kapıkulu Ocakları kuruldu. YILDIRIM BAYEZIT DÖNEMİ (1389–1402)
ÖNEMLİ OLAYLAR:

1)- Niğbolu Savaşı(1396),

2)- Anadolu'da Türk Birliğinin Sağlanması,

3)- İstanbul Kuşatmaları,

4)- Ankara Savaşı (1402)




1)-NİĞBOLU SAVAŞI (1396):Sebepleri: a)- Kuşatma altında bulunan Bizans'ın Avrupa'dan yardım istemesi, b)- Macarların Osmanlıların Balkanlar'daki ilerleyişi karşısında papadan yardım istemesi. Savaş: Avrupa Devletlerinin ordularından oluşan (Macar, Fransız, Alman, İngiliz, Polonya, Venedik ve diğerleri)Haçlı ordusunun Niğbolu kalesini kuşatması üzerine, Yıldırım Bayezid İstanbul kuşatmasını kaldırarak, Niğbolu önlerinde Haçlı ordusunu yendi. Önemi: a)- Bu zaferden sonra Bulgaristan tamamen Türk topraklarına katıldı. b)- Bu zafer Anadolu Türk Birliğinin sağlanmasında da etkili oldu. c)- Mısır'daki halife Yıldırım'a "Rum Diyarının Sultanı" ünvanını verdi. 2)- ANADOLU'DA TÜRK BİRLİĞİNİN SAĞLANMASI: Hatırlanacağı gibi Anadolu’da Türk birliğinin sağlama çabaları Orhan Bey zamanında başlatılmış, bu dönemde Karesi beyliği Osmanlılara bağlanmış, Ankara Ahilerden alınarak Osmanlı topraklarına katılmıştı. I. Murat devrinde beyliklerle akrabalık yoluyla dostluk kurulmaya çalışılmış, Germiyanoğulların'dan çeyiz olarak bazı topraklar alınmış, Karaman Bey'i akrabalığa rağmen düşmanca davranışlarını sürdürünce üzerine sefer düzenlenmiş, yine Hamit oğullarından para karşılığı bazı topraklar satın alınmıştı. YILDIRIM BAYEZID Anadolu birliğini sağlamak için iki sefer düzenledi. Bu seferler sonucunda: a)- Batı Anadolu'daki beyliklerden Germiyan, Aydın, Saruhan, Menteşe ve Hamit oğullarına son verildi. b)- Candaroğulların'a son verildi. c)- Kadı Burhanettin Beyliği (Eretna devleti) ile yapılan KIRKDİLİM savaşında Osmanlı kuvvetleri yenildi. Şehzade Ertuğrul şehit oldu. Kadı Burhaneddin'in Akkoyunlu Devletiyle yaptığı savaşta ölmesi üzerine bu beyliğin toprakları da Osmanlılara katıldı. d)- 1401 yılında Karaman oğullarına son verildi. e)- Dulkadir oğulları Beyliği Osmanlılara bağlandı. 3)- İSTANBUL KUŞATMALARI: Yıldırım Bayezid 1291–1400 yılları arasında İstanbul'u 4 kez kuşatmış, bu kuşatmalar sırasında Bizans'a Karadeniz’den gelecek yardımı engellemek için boğazın Anadolu yakasına Anadolu Hisarını(Güzelcehisar) yaptırdı. Bu kuşatmaların başarısız olma sebepleri: a)- Karaman oğullarının problem çıkarması b)- Haçlı Saldırıları (Niğbolu) c)- Timur tehlikesi OSMANLI-BİZANS ANTLAŞMASI: Yıldırım Timur tehlikesinin belirmesi üzerine Bizans ile anlaşma imzalayarak 4. kuşatmayı kaldırdı. Bu antlaşmaya göre: a)- İstanbul'da Türk Mahallesi kurulacak ve bir cami yapılacak. b)- Türkler ticaret amacıyla serbestçe İstanbul'a girebilecek. c)- İstanbul'da Türklerin davalarına bakmak için kadı bulunacak. d)- Bizans Osmanlı Devletine vergi verecek.4)- ANKARA SAVAŞI (1402): 15. yüzyıl başlarında Osmanlılar doğuda Memluk ve Timur Devletiyle komşu olmuşlardı. Timur Çağatay Hanlığına son vererek büyük bir devlet kurmuş, Altın orda devletinin parçalanmasına yol açmış, İran, Irak ve kuzey Hindistan'ı topraklarına katıp, 1400 yılından itibaren Osmanlı topraklarına saldırmaya başlamıştı.ANKARA SAVAŞININ SEBEPLERİ: a)- Yıldırım tarafından toprakları alınan Anadolu Beylerinin Timur'a sığınarak, onu kışkırtmaları. b)- Timur tarafından toprakları alınan Irak hükümdarı Celayiroğlu Ahmet ve Karakoyunlu hükümdarı Kara Yülük Osman'ın Yıldırım'a sığınmaları c)- Timur'un Çin'e yapacağı sefer öncesinde arkasında güçlü bir devlet bırakmak istemeyişi. d)-Timur'un Osmanlı'dan kabul edilemez istekleri. NOT: Timur Yıldırım Bayezid'den Anadolu Beylerinin topraklarını iade etmesini, Celayiroğlu Ahmet ve Kara Yülük Osman'ın kendisine teslim edilmesini, Osmanlı Devletinin kendisine bağlılığını bildirmesini istemişti. SAVAŞ: İki ordu arasında savaş, Ankara'da Çubuk ovasında yapıldı. KARATATARLAR'ın ve Anadolu beylikleri askerlerinin saf değiştirmesi Osmanlı ordusunun savaşı kaybetmesine ve Yıldırım Bayezid'in esir düşmesine neden oldu. SONUÇLARI: a)- İlk ve son kez bir Osmanlı padişahı savaşta esir düştü. b)- Osmanlı Devleti 11 yıl sürecek Fetret devrine girdi. c)- Anadolu Türk birliği yeniden bozuldu, beylikler yeniden kuruldu. (Karesi ve Kadı Burhaneddin beylikleri hariç) d)- Balkanlar'da Osmanlı ilerleyişi bir süre durdu, hatta bazı topraklar kaybedildi. e)- Bizans'ın alınması 50 yıl gecikti. FETRET DEVRİ (1402–1413) Timur'un asıl amacı kendisine rakip olabilecek büyük bir Osmanlı Devleti'nin oluşmasınıengellemekti. Bu nedenle savaşı kazandıktan sonra Anadolu Beylerinin topraklarını geri vererek, Anadolu Türk birliğini parçaladı. Osmanlı ülkesini Yıldırım'ın oğullarına bıraktı.Timur'un Anadolu'dan çekilmesinden sonra Yıldırım Bayezid'in 4 oğlu arasında başlayan ve 11 yıl süren taht kavgası dönemine Osmanlı Tarihinde FETRET DEVRİ denir. I.MEHMET (ÇELEBİ MEHMET) DÖNEMİ (1413–1421)



Kardeşleri Süleyman, İsa ve Musa Çelebiyle giriştiği taht kavgasından başarıyla çıktı. Devleti

kardeşleriyle paylaşma fikrine katılmadı. Böylece Osmanlı Devletini parçalanma ve yıkılmaktan kurtardı. Bu nedenle Çelebi Mehmet devletin 2. KURUCUSU sayılır.




ÇELEBİ MEHMET DEVRİ ÖNEMLİ OLAYLARI: 1)- Eflak Osmanlılara yeniden bağlandı. 2)- Venediklilerle İLK DENİZ SAVAŞI yapıldı.(1416) (Ancak bu savaşı Venedikliler kazandı.) 3)- Anadolu Türk birliğini yeniden sağlamaya çalıştı. (Aydın ve Saruhan beyliklerini ortadan kaldırdı. Candar ve Menteşe beylikleri Osmanlılara bağlandı. Karaman oğullarıyla savaştı.) 4)- Şeyh Bedreddin ve Mustafa Çelebi isyanlarını bastırdı. ŞEYH BEDREDDİN İSYANI(1418–1420) Osmanlı devletinde kazaskerliğe kadar yükselmiş olan Şeyh Bedreddin mülkiyetin ortak olduğu şeklinde fikirlerle ve İslam'a aykırı düşüncelerle etrafına çok sayıda mürid topladı. Fetret döneminin oluşturduğu siyasi ve ekonomik bozukluklardan yararlanarak ayaklandı, sonunda yakalanarak idam edildi. MUSTAFA ÇELEBİ İSYANI (DÜZMECE MUSTAFA) Timur Ankara savaşından sonra Yıldırım Bayezid'in oğlu şehzade Mustafa Çelebiyi rehin alarak yanında Semerkant'a götürmüştü. Timur'un ölümüyle serbest kalarak Anadolu'ya gelen Mustafa’nın gerçek Mustafa olup olmadığı bilinmediğinden "Düzmece Mustafa" da denilmiştir. Mustafa Çelebi, kardeşi Mehmet Çelebi'ye karşı taht kavgasına girmiş, ancak yenilerek Bizans'a sığınmıştır. Çelebi Mehmet Mustafa'nın gözaltında tutularak kontrol edilmesi için Bizans'la anlaşmıştır. II. MURAT DÖNEMİ (1421–1451)

II. Murat önce Bizans tarafından serbest bırakılan amcası Çelebi Mustafa( Düzmece Mustafa) isyanını bastırmış, Mustafa'yı ortadan kaldırdı. Sonra Mustafa'yı serbest bırakarak destekleyen Bizans'ı kuşattı. Ancak bu defa da Bizans ve Karaman oğullarının kışkırtması sonucu ayaklanan Kardeşi Şehzade Mustafa ile uğraşmak zorunda kaldı.



BALKANLAR'DAKİ ÖNEMLİ OLAYLAR: 1)- EDİRNE-SEGEDİN ANTLAŞMASI(1444): Macar, Sırp, Bosna ve Eflak kuvvetlerinin oluşturduğu Haçlı ittifakına karşı Osmanlı kuvvetleri başarısız olunca, bu antlaşma imzalanmıştır. Osmanlıların bu antlaşmayı imzalamak zorunda kalışlarının bir nedeni de Karaman oğullarının problem çıkarmasıdır. Edirne-Segedin Antlaşmasına göre: a)- İki taraf 10 yıl savaşmayacak, b)- Tuna Nehri iki taraf arasında sınır olacaktı. NOT: Bu antlaşmadan sonra II. Murat yerini 12 yaşındaki oğlu II. Mehmet’e (Fatih) bıraktı. 2)- VARNA SAVAŞI (1444):


Sebep: II. Mehmet'in küçük yaşta tahta geçmesini fırsat bilen Haçlıların Edirne-Senedin

Antlaşmasını bozmaları.

Sonuç: II. Murat tekrar tahta geçerek Haçlı ordusunu Varna'da yendi.

3)- II. KOSOVA SAVAŞI (1448):

Osmanlıları Avrupa topraklarından atmak için Macarların öncülüğünde hazırlanan Avrupa

Devletlerinin kuvvetlerinden oluşan Haçlı ordusu ağır bir yenilgiye uğradı.

Önemi:

a)- Balkanlardaki Osmanlı egemenliği kesinlik kazandı.

b)- Hrıstiyan Avrupa Türklere karşı bir daha Haçlı seferine girişemeyerek, savunmaya çekildi.

c)- İstanbul'un fethi kolaylaştı. (Fatih'in kuşatmasında Bizans, Avrupa’dan beklediği yardımı

bulamadı.









B- YÜKSELİŞ DÖNEMİ ( 1451–1579 )



FATİH DÖNEMİ ( II. MEHMET )( 1451–1481)


Dönemin Özellikleri:



Devletten İmparatorluğa geçişi sağladı.

Kuruluştan Yükselmeye geçişi sağladı.



Güçlü bir donanma oluşturuldu.



Karadeniz egemenliğini sağladı.



İpek yolu denetimi Osmanlılara geçti.

Anadolu birliğini gerçekleştirmede önemli başarılar sağlandı.



Rumelihisarı, Topkapı Sarayı, Kapalı Çarşı 'yı yaptırdı.



İlk altın para'yı bastırdı.



Osmanlı Örfi Hukuk kurallarını Yazıya geçirdi."Kanunname-i Ali Osman "



* Osmanlılarda ilk yazılı kanunname düzenleyicisi



Devlet Hükümdar'a aittir ilkesini getirdi. Padişaha Devletin geleceği için kardeşlerini öldürme hakkını verdi.

Merkeziyetçi yapı sağlandı



Divan'a Vezirler başkanlık etmeye başladı.



Ortodoks Halkın koruyuculuğu üstlenildi.( Katolik-Ortodoks birleşmesini engellemek amacıyla İstanbul Üniversitesinin temeli olan Sahn-ı Seman ( Fatih ) Medresesi açıldı





Yönetimden Türk Sülaleler uzaklaştırılarak, yerlerine kul kökenli devşirme devlet adamları getirildi.



Saray'da devlet adamı yetiştirmek amacıyla " Enderun" adlı okul açıldı.

İstanbul'un Fethi :
Nedenleri :

1- Siyasi Nedenler:




Anadolu ve Rumeli’ye yayılan devletin ortasında Bizans'ın bulunması güvenliği engelliyor

ve zorluk çıkarıyordu.( İmparatorluğu birleştirmenin en önemli noktası İstanbul'du)




Bizans Osmanlı devletinin içişlerine karışmaya çalışıyordu.

Osmanlılara karşı Haçlı seferlerinin oluşmasını sağlıyordu.



( Hristiyan Avrupa'nın doğudaki son kalesi görünümündeydi)



Başkenti İstanbul olan bir Dünya İmparatorluğu kurma düşüncesi.

2- Ekonomik Nedenler:



Karadeniz ticaret yolu dolayısı ile İpek yolu'na egemen olmak.

3- Dini Nedenleri

Hz. Muhammed’in İstanbul'u fethedecek asker için söylediği sözler ve Cihat yapma arzusu.





Yapılan Hazırlıklar :



Boğaz'da Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumelihisarı'nı yaptırarak, Karadeniz’den gelebilecek yardımları önledi.



Avrupa'dan gelebilecek yardımları engellemek için Balkanlar'da askeri güç oluşturdu.



Mora kontrol altına alındı.



Büyük toplar, aşırtma gülle atabilen toplar döktürdü. Tekerlekli kuleler yaptırdı.



400 parçalık güçlü bir Donanma oluşturdu.



Kuşatma sırasında karadan Haliç'e 72 parçalık bir donanma indirerek, zayıf olan Haliç kenarı surları yıprattı.



İstanbul'un Fethine toplum psikolojik olarak hazırlandı. 6 Nisan'da başlayan kuşatma 29 Mayıs'ta İstanbul'un alınmasıyla son buldu.

Fethin Türk Tarihindeki Önemi :



Anadolu ve Rumeli toprakları kesintisiz olarak birleştirildi.



Böylece Osmanlılar tam İmparatorluk konumuna ulaştılar.



Kuruluş dönemi biterek Yükseliş dönemi başladı.



İstanbul Osmanlı Devletinin değişmez başkenti ol

Boğazların alınmasıyla, Karadeniz ticaret yolu egemenliği Osmanlılara geçti.



Osmanlıların İslam dünyasındaki önemleri arttı.

Fethin Dünya Tarihindeki Önemi :



Ortaçağın sonu , Yakınçağ'ın başlangıcı.



Bin yıllık Bizans İmparatorluğu sona erdi.

Osmanlılar Ortodoksların hem egemeni hem koruyucusu oldular.



Kale ve Sur'ların büyük toplarla yıkılabileceği görüldü. Dolayısıyla Ortaçağ Avrupa rejimi Derebeylikler yıkılarak yerine güçlü krallıklar kurulmaya başladı.





İpek yolu egemenliğinin Osmanlılara geçmesiyle Avrupalılar yeni ticaret yolları aramaya başladılar.



İstanbul'un fethiyle İtalya'ya göç eden Bizans Bilim adamları Yaptıkları çalışmalarla Rönesans'ın başlamasına katkıda bulundular. (Özellikle Antik dönemi tanıtarak)



Rumeli ve Balkanlar'da Fetihler:



Belgrat hariç tüm Sırbistan ( 1459 )



Mora Despotluklarının ortadan kaldırılması ( 1460 )



Eflak ve Boğdan'ın Osmanlılara bağlanması ( 1462–1476 )



Bosna ve Hersek'in Fethi ( 1462–1464 )



Venedik Savaşı ve Arnavutluk'un Fethi ( 1463- 1479 ) ( Osmanlıların Karadeniz ve Ege'de egemen olmaları Venedik ve Ceneviz 'in doğu ticaretine önemli bir darbe indirdiği için başlayan savaşların sonunda Arnavutluk alınmış ancak Osmanlılar Venedik'e birtakım imtiyazlar vermek zorunda kalmışlardır.)

Not: Fetihlerle Balkanlar'da ulaşılan doğal sınır Tuna Nehridir.

Anadolu'da Fetihler:



Amasra'nın alınması ( 1459 ) ( Cenevizlilerden

Candaroğulları (İsfendiyar oğulları) beyliğine son verilerek Sinop alındı.( 1460 )



Trabzon Rum İmparatorluğuna son verilerek Trabzon'un alınması ( 1461)



Karaman oğullarından Konya ve Karaman'ın alınması. ( 1466

Otlukbeli Savaşı ( 1473 ) ( Osm.-Akkoyunlular ) : Uzun Hasan'ın Anadolu Türk Birliğini bozma çalışmaları, Karaman oğullarını koruma altına alması, Osmanlılara karşı Venediklilerle işbirliği yapması savaşın sebepleri olmuştur.

Uzun Hasan yenilgiye uğratılarak Akkoyunlular'a son verildi. Doğu sınırları güvenceye alındı.

*Karaman Ülkesi'nin Osmanlılara bağlılığı kesinleşti.



Denizlerde Fetihler:



Ege Adalarının Alınması: İmroz, Taşoz, Bozcaada, Semadirek, Limni ( 1456 ), Midilli ( 1462 ),



Eğriboz ( 1470 ) ( Venediklilerden

Kırım Hanlığının Osmanlılara Bağlanması ( 1475 ) Sonuçları:





* Karadeniz egemenliği Osmanlılara geçti.( İç deniz haline geldi.)



* Kırım Hanlığı Osmanlılara bağlandı ( 1477 )



* Karadeniz kıyılarındaki Ceneviz varlığına son verildi.



* Orta Asya Türkleriyle temasa geçmeyi kolaylaştırdı.



Yunan Adalarının Alınması: Zanta, Ayamavra, Kefalonya ( 1479 ) ( Venediklilerden )

Rodos Seferi ( 1480 ) : Kuşatma başarısız.



Otranto Seferi ( 1480 ) : Fatih'in ölümüyle yarım kaldı.

II. BAYEZIT DÖNEMİ (1482–1512)




ÖNEMLİ OLAYLAR:

1)- Cem Sultan Olayı

2)- Osmanlı-Venedik İlişkileri

3)- Osmanlı-İran İlişkileri ve Şah Kulu İsyanı

4)- Osmanlı-Memluk İlişkileri

5)- Anadolu’da Türk Birliğini Sağlama Çabaları.



1)- CEM SULTAN OLAYI: Fatih’in ölümüyle oğulları II. Bayezid ve Cem Sultan arasında taht kavgası başlamış, Cem Sultan Bayezid'e yenilmiş ve Mısır’daki Memluk Devletine sığınmıştır. Bir süre sonra yeniden Anadolu’ya gelen Cem Sultan tekrar taht mücadelesine girişmiş, ancak yine başarısız olarak, bu defa da Rodos adasına kaçarak, buradaki SAİNT JEAN ŞÖVALYELERİNE sığınmıştır. Şövalyeler Cem’i Papaya teslim etmişler, daha sonra Fransa’ya gönderilen Cem burada ölmüştür.



II. BAYEZIT DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ:

Cem Sultan’ın Hrıstiyan Avrupa’nın elinde olması, II. Bayezid döneminde Avrupa’ya karşı

Osmanlıların önemli bir sefer geliştirmesini önlemiştir. Bu yüzden II. Bayezid Dönemi sönük bir

devir olmuştur.



CEM OLAYININ OSMANLI DEVLETİNE ETKİLERİ:


1)- Cem’in hrıstiyanların eline geçmesi, batılı devletlerin Osmanlı Devleti’nin iç işlerine

karışmasına neden olmuştur.

2)- Osmanlıların batıdaki fetihlerinin durmasına neden olmuştur.

3)- Cem Sultan’ın Memlükler’e sığındığı dönemde bu devlet tarafından padişah gibi karşılanıp,

himaye görmesi, Osmanlı-Memluk ilişkilerinin daha da bozulmasına sebep olmuştur.

2)- OSMANLI-VENEDİK İLİŞKİLERİ:

Bu dönemde de Venediklilerle deniz savaşı yapılmış, Osmanlılar yenilmiştir.

3)- OSMANLI-İRAN İLİŞKİLERİ:

İran’da Akkoyunlu Devleti’nin yerine SAFEVİ DEVLETİ kurulmuştu. Safeviler :

a)- Doğu Anadolu’yu ele geçirmek istiyorlardı.

b)- Anadolu’ya gönderdikleri dervişlerle Şii mezhebini Anadolu’da yaymaya çalışıyorlardı.

Safevilerin bu faaliyetleri sonucu 1511 yılında Anadolu’da ŞAH KULU İSYANI çıktı. O sırada Trabzon valisi olan Şehzade SELİM, babası II. Bayezid’in Safevi ve Şii tehlikesine karşı yeterli önlem almaması üzerine Yeniçerilerin desteğiyle babasını tahttan indirerek padişah oldu.



4)- II. BAYEZIT DÖNEMİNDE OSMANLI MEMLÜK İLİŞKİLERİ:

Osmanlı Memluk ilişkilerinin bozulma sebepleri:



a)- Fatih Döneminde Hicaz suyolları meselesi. (Fatih Memluk Sultanına Mekke yolunda gerekli

önlemlerin alınarak hacıların rahatça seyahat etmelerinin sağlanmasını rica etmişti. Ancak

Memlükler bu isteği iç işlerine karışma şeklinde yorumlamışlardı.)

b)- Memlükler’in Cem Sultan’ı himaye etmeleri,

c)- Osmanlı Devleti ile Memluk Devleti arasında yer alan Güneydoğu Anadolu’daki Dulkadiroğulları Beyliği yüzünden iki devletin çekişmesi.

* Osmanlı Devleti ile Memlükler arasında 8 yıl süren savaş yaşandı. Bu savaş süresince iki

taraf birbirlerine karşı üstünlük sağlayamadılar.



5)- KARAMANOĞULLARI BEYLİĞİNE SON VERİLMESİ:

II. Bayezid döneminde Cem olayına karıştığı için bu beylik kesin olarak ortadan kaldırıldı.



YAVUZ SULTAN SELİM DÖNEMİ (1512–1520)


Babası II. Bayezid’in doğudaki Safevi tehlikesine karşı önlem almaması üzerine, Yavuz Sultan Selim yeniçerilerin desteğiyle babasını tahttan indirerek padişah oldu. Bu olay Yeniçerilerin bir şehzadenin tahta geçmesinde doğrudan rol oynadıkları ilk gelişmedir.



1)- ŞEHZADELER SORUNU:

Yavuz Sultan Selim babasının yerine tahta geçtikten sonra, ağabeyleri Ahmet ve Korkut’un tahtı ele geçirmelerini engellemek amacıyla Fatih Kanunnamesine dayanarak şehzadeleri etkisiz hale getirdi.Böylece Yavuz, Cem olayına benzer bir olayın yaşanması ve Avrupa’nın işe karışmasını engellemiş oldu.

2)- İRAN SEFERİ VE ÇALDIRAN SAVAŞI (1514)

Sebep: Safevilerin Doğu Anadolu’yu ele geçirmek istemeleri ve Şiilik propagandası yapmaları.

Savaş: 1514 yılında Safevi Devleti hükümdarı ŞAH İSMAİL ile Osmanlı Hükümdarı YAVUZ arasında ÇALDIRAN ovasında yapıldı. Savaşı Osmanlılar kazandı.

Önemi: Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Şiilik tehlikesi ortadan kalktı.

3)- TURNADAĞ SAVAŞI (1515)

Bu savaşla Anadolu Beyliklerinin(Dulkadir ve Ramazan oğulları) siyasi varlığı kesin olarak sona erdi. Böylece Anadolu Türk Birliği sağlandı.



4)- MISIR SEFERİ (MEMLÜK SEFERİ)

Sebepleri:

a)- Fatih döneminde başlayan Hicaz suyolları meselesi

b)- Memlüklerin Cem Sultan’ı himaye etmeleri

c)- Osmanlılar ile Memlükler arasında Dulkadiroğulları yüzünden çekişme.

d)- Memlüklerin Şah İsmail ile ittifak kurmaları.

e)- Yavuz’un Memluk topraklarını ele geçirerek BAHARAT yolunu denetime almak istemesi.

f)- Her iki devletinde Türk-İslam dünyasının lideri olma mücadelesi.

Savaşlar: Yavuz Sultan Selim 1516’ da MERCİDABIK Savaşında Memluk ordusunu yenerek Suriye ve Filistin topraklarına sahip oldu.1517’de RİDANİYE Savaşında Memluk ordusunu ikinci kez yenerek, bu devleti ortadan kaldırdı. Mısır toprakları Osmanlılara katıldı.



MISIR SEFERİNİN SONUÇLARI:



1)- Memluk Devletinin ortadan kalkmasıyla bu devletin toprakları Osmanlılara katıldı.( Suriye,

Filistin, Hicaz, Mısır)




2)- Baharat yolunun denetimi Osmanlı Devletine geçti.



3)- Halifelik ve İslam’ın kutsal emanetleri Osmanlılara geçti. (Böylece Osmanlı Devleti İslam

Dünyasının Lideri oldu.)




4)- Venedikliler Kıbrıs Adası için Memlüklere verdikleri vergiyi Osmanlılara vermeye başladılar.



5)- Elde edilen ganimetlerle hazine zenginleşti.

* Osmanlı Devleti Baharat yolundan beklenen ticari kazancı elde edemedi. Çünkü Avrupalıların Ümit Burnu’nu bulmalarıyla Coğrafi yollar değişmiştir.

* Yavuz’un İran ve Mısır seferleri sonucunda burada bulunan kültürel eserler ile bilim adamları ve sanatçılar İstanbul’a getirilmiş, böylece Osmanlı Kültüründe doğunun etkisi artmıştır.

YAVUZ SULTAN SELİM’İN DOĞU SİYASETİ:

Yavuz Sultan Selim’in amacı bütün Türkleri ve Müslümanları tek bayrak altına toplayarak Türk-İslam birliğini sağlamaktı.


I.SÜLEYMAN ( KANUNİ ) DÖNEMİ ( 1520–1566 )

Dönemin Özellikleri :




Osmanlı tahtında en uzun süre kalan hükümdardır.



Dönemi Türk tarihinin en parlak dönemi olarak kabul edilir.



Babası Yavuz’dan; a. Zengin bir hazine b. Çağının en güçlü ve disiplinli ordusu c. İyi yetişmiş devlet adamları ve usta komutanlar d. Anadolu siyasi birliğinin sağlanmış olması

gibi mirasların kalması döneminin güçlü olmasını sağlayan etkenlerdendir.




Devlet düzenini sağlamaya yönelik yasalar yapmıştır. ( Bu yönüyle Fatih'e benzer )



Osmanlı devlet gücünü batıda ve doğu'da doruk noktasına ulaştır.

Orta Avrupa egemenliğini gerçekleştirmiştir. ( Mohaç savaşı, Macaristan'ın alınması )



Akdeniz'de Osmanlı egemenliğini kesin olarak yerleştirmiştir. ( Preveze Deniz Savaşı )



Viyana ilk defa kuşatılmıştır.



Avrupa Hristiyan birliğini bozmaya yönelik politika izlemiş, bu amaçla Osmanlı-Fransız ilişkilerini geliştirmeye çalışmış, Fransızlara Kapitülasyonları tanımıştır.



Kuzey Afrika fetihlerini sürdürerek Cezayir Beylerbeyliğini oluşturmuştur.



Özel yönetimli ( Saliyaneli ) Eyalet yapısını oluşturmuştur.

Doğu'da İran'a Osmanlı siyasal gücünü kabul ettirdi. ( Amasya Antlaşması )



İslam dünyasının siyasi ve dini lideri olarak İslam dünyasını korumaya çalışmıştır. ( Portekizlilere karşı Hindistan'ı )

Dönemin Olayları :
İÇ İSYANLAR



Canberd Gazali İsyanı: Şam valisi iken Yavuz'un ölümü üzerine Memluk Devletini yeniden kurmak istemiş, Mısır'ı almak istemiştir.( Siyasi )



Ahmet Paşa İsyanı: Divanda ikinci vezir olup usulen Sadrazam olması gerekirken Mısır'a Vali olarak gönderilmesi üzerine Mısır'da isyan etmiştir. ( Siyasi )

Baba Zünnun İsyanı: Bozoklu bir şaki olan Zünnun tarafından Yozgat'ta çıkarıldı.( Ekonomik)



Kalenderoğlu İsyanı: Kalenderoğlu koyu bir Şii olup, Şiileri etrafında toplamış, Tarsus-İçel-Maraş bölgelerinde isyan etmiş

( Dinsel ) * Bu isyana Maraş beylerbeyi Dulkadıroğlu Ali bey'in öldürülmesi ve taraftarlarının dirliklerinin kesilmesi üzerine bu gurupta katılmıştır.

BATIDAKİ FETİHLER :



1- Belgrat'ın Fethi ( 1521 ) : Macar Kralının Kanuniyi tebrik etmemesi ve Vergisini ödememesi üzerine sefer yapılmış ve Belgrat alınmıştır. * Sırbistan'ın güvenliği sağlanmış * Orta Avrupa fetihleri için üs elde edilmiştir.



2- Mohaç Meydan Savaşı ve Macaristan'ın Fethi ( 1526 ) :


Sebepleri:




Almanya ve Avusturya’nın desteğini alan Macar Kralının Osmanlılara karşı cephe alması.



Fransa kralı I.Fransuva'nın Şarlken'e esir düşmesi üzerine Kanuni'den yardım isteği.



Kanuni'nin Macaristan'da Osmanlı egemenliğini kurma düşüncesi.

Sonuçları:


Orta Avrupa egemenliği Osmanlılara geçti.

Budin dâhil Macaristan ele geçirildi.



Macaristan'ın alınmasıyla Osmanlılar Avrupa'nın güçlü krallıklarla komşu durumun geldiler.



Kral Matyas Korven’in Kütüphanesi ve Hazineleri İstanbul'a getirildi.

* Macaristan alınmasına rağmen doğrudan Osmanlı topraklarına katılmayarak, Osmanlı himayesinde bir krallık şeklinde Osmanlılara bağlanmıştır. Bunun temel nedeni Kutsal Roma Germen İmparatorluğu ile Osmanlılar arasında tampon bir bölge oluşturulması düşüncesidir.



3- I.Viyana Kuşatması ( Gaza-yı Bec ) ( 1529 ) :


Sebepleri:




Almanya ve Avusturya'nın , Macaristan'ın Türk egemenliği altına girmesini istememeleri.



Avusturya Arşidükü Ferdinand'ın Macar topraklarında hak iddia ederek, Macaristan'a saldırması.( Ferdinand ölen Macar Kralının kız kardeşi ile evli olduğu için Macar Tahtının kendisine ait olduğunu iddia etmiştir.)Sonuçları:



Osmanlı ordusu kuşatma hazırlıklı değildi.



Hava şartları ( Kışın yaklaşması ) ( Eylül )



Viyana'nın iyi korunması nedenlerinden kuşatma başarılı olamadı.

4-Almanya Seferi ( Alman Sefer-i Hümayunu ) ( 1532 ) :


Sebepleri:


Ferdinand'ın kendisinin Macar Kralı olarak kabul edilmesi isteği



Budin'i kuşatması

* Almanya içlerine kadar sefere çıkılmıştır. Kanuni’nin amacı Ferdinand ve Şarlken'le meydan savaşı yapmaktır.




Ancak her iki hükümdar da Kanuni'nin karşısına çıkmaya cesaret edememişlerdir. Bu durum Osmanlıların Askeri açıdan Avrupa'dan üstünlüğünün göstergesi sayılabilir.

Sonuçları:




İstanbul ( İbrahim Paşa ) Antlaşması ( 1533 ) ( Osmanlı İmp.- Avusturya arasında ) :

Ferdinand Kanuni'nin üstünlüğünü kabul etti. Avusturya Arşidükası protokol bakımından Osmanlı Sadrazamına eşit sayılacaktı. * Avrupa üzerinde Siyasi üstünlük

Avusturya, Macar topraklarından elinde kalan yerler için Osmanlılara yılda 30.000 düka altın vergi verecekti.




* Avrupa üzerinde Ekonomik üstünlük.


Avusturya Jan Zapola'nın ( Layoş ) Macar Krallığını tanıyacaktı.( Ferdinand Macaristan üzerinde hak iddiasından vazgeçmiştir.)

* Osmanlı devletinin bu antlaşmayla sağladığı üstünlükler, Zitvatorok antlaşmasıyla ( 1606 ) sona erecektir.




5- Osmanlı-Avusturya Seferi ve Macaristan'ın Osmanlı Ülkesine katılması ( 1541 ) :

Sebepleri:




Macar Kralı Layoş'un ölümüyle yerine küçük bir çocuğun geçmesi üzerine Ferdinad'ın Macaristan'da hak iddia etmesi



Ferdinand'ın Budin'i kuşatması. ( 1533 Antlaşmasını bozması )

Sonuçları :

Macar Krallığı üçe bölündü; 1. Osmanlı Devletine bağlanan Macaristan ( Budin Eyaleti ) 2. Erdel Beyliğine bırakılan yerler 3. Avusturya'nın elinde kalan kuzey Macaristan.

Daha sonraki dönemlerde de Avusturya, Macaristan üzerindeki iddialarından vazgeçmeyecek, 1547,1562 yıllarında Avusturya ile barış antlaşmaları yenilenecektir.



6- Zigetvar Seferi ( 1566 ) :


Sebepleri :

Avusturya'da ölen Ferdinand'ın yerine geçen Maksimilyen'in 1562 antlaşmasını bozarak Macaristan ve Erdel'e saldırması. Malta kuşatmasının başarısızlığı üzerine Sokullu’nun devletin itibarını düzeltmek için Avusturya üzerine sefere çıkma isteği.

Sonuçları :

Zigetvar kalesi alındı. Kanuninin son seferi oldu. Bu sefer'de Kanuni öldü.

Osmanlı tahtına II. Selim geçti. Tahta geçişi sırasında Cülus Bahşişi verilmesi vaat edilip verilmemesi üzerine Yeniçeriler isyan ettiler.



OSMANLI-FRANSIZ İLİŞKİLERİ VE KAPİTÜLASYONLAR ( 1535 )



Kanuni Döneminde Avrupa'nın en güçlü devleti Roma-Germen İmparatorluğu ( Almanya-Avusturya İmp.) idi. Bu İmparatorluk Fransa'yı da kendi sınırları içine alma mücadelesi yapıyordu. Böyle bir durum Avrupa Siyasal ve Dinsel birliğinin sağlanması demekti. Bu durum Osmanlı Devletinin zararına gelişecek bir durumdu. Bu nedenle Kanuni Şarlkenle mücadele eden Fransa kralı I.Fransuva'nın yardım talebini olumlu karşılamış, Osmanlı-Fransız ilişkilerini geliştirmeye çalışmıştır. İlişkiler sonucunda da Fransa'ya Kapitülasyonları tanımıştır.

Nedenleri :

1. Avrupa siyasal ve Dinsel birliğinin oluşumunu engellemek.( Temel neden ) ( Şarlken Katolik mezhebini savunurken, Şarlken ve Papa Protestan mezhebini yok etmeye çalışıyorlardı. Kanuni Protestanları koruyarak ( Fransa )dinsel birlikteliği önlemeye çalıştı.)

2. Fransa'nın Osmanlı devleti için batı'da bir denge unsuru olması ( Siyasi )

3. Osmanlı limanlarını ticari açıdan canlandırmak. ( Ekonomik )

4. Batı Akdeniz'deki Fransız limanlarından yararlanmak ( Ekonomik )

5.Coğrafi keşifler nedeniyle önemi azalan Akdeniz Ticaretini canlandırmak ( Ekonomik )



KAPİTÜLASYONLAR ( UHUD-U ATİKA ) ( İMTİYAZAT-I MAHSUSA )

1.Fransız ticaret gemileri Osmanlı sularında serbestçe dolaşacaklar, istedikleri limana girebileceklerdi.

2. Fransız tacirlerinden daha az gümrük resmi alınacaktı.( Türklerin verdikleri kadar )

3. Osmanlı ülkesinde yerleşmiş olan Fransızlar din ve mezheplerinde serbest olacaklardı.

4. Fransız tacirleri arasındaki ticari ve hukuki davalara, Fransız yargıç bakacaktı.

5. Fransız tacirleri ile Türkler arasındaki davalara Türk mahkemeleri bakacaklardı. Ancak mahkemelerde bir Fransız tercüman bulundurulacaktı.

6. Türkiye'de ölen bir tacirin malı, ya da Türk sularında batan bir geminin mal ve eşyası Fransa'daki varislerine verilecekti.

7. Türk tacirleri de Fransa Kralına ait topraklarda ve denizlerde bu haklardan yararlanacaklardı.

8. Bu imtiyazlar, ancak anlaşmayı imzalayan hükümdarların sağ kaldıkları süre için geçerli olacaklardı.

* 1535 de imzalanan bu Kapitülasyonlar Kanuni'nin ölümünden sonra 5 kez yinelenmiş, 1740 'ta I.Mahmut zamanında süresiz hale getirilmiştir.( Yukarıdaki 8.madde değişikliğe uğradı )

* 1535 'de tanınan Kapitülasyonlar Osmanlı Devletinin güçsüzlüğünden kaynaklanmaz.

* Devletin gücünün azalmasıyla ve özellikle Sanayi Devriminden sonra Osmanlı Devleti için Kapitülasyonlar zararlı sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Osmanlı Yerel sanayisinin ( Küçük el işletmeleri ) çökmesine, Osmanlı Ülkesinin yarı sömürge durumuna düşmesine ( Açık Pazar ), Hukuksal açıdan birliğin sağlanamamasına yol açacaktır.

* Kapitülasyonlar hukuksal olarak Lozan Barış Antlaşmasıyla ( 24 Temmuz 1923 ) kaldırılabilmiştir.



OSMANLI-İRAN İLİŞKİLERİ( 1533–1555 )

- İran'da bulunan Safevi devletinin İslam dünyası lideri olma mücadelesi

- Safevi devletinin Anadolu yönünde genişleme isteği

- Şah Tahmasp'ın Osmanlılar aleyhine Şarlken ve Ferdinand'la ittifaklar yapması.

- Şah Tahmasp'ın Osmanlı topraklarına saldırması

Osmanlı-İran ilişkilerinin savaşa dönüşmesine yol açmıştır.



1.İran Seferi ( Irakeyn Seferi ) ( 1533–1534 ) :

Tebriz'e kadar gelen Kanuni Zağros dağlarını aşarak Bağdat'ı fethetmiştir. Kanuni Bağdat Fatihi ünvanını almıştır.

2. II. İran Seferi ( 1548 ) : Şahın kardeşinin Osmanlılara sığınması ve Safevi Devletinin Tebriz, Nahcıvan, Van, Erivan’ı almaları üzerine çıkıldı. Doğu Anadolu ve Azerbaycan'da Türk egemenliği yeniden kuruldu.

3. III. İran Seferi ( 1553–1555 ) : - Şah Tahmasp'ın Muş taraflarına kadar ilerlemesi ve Erzurum'u kuşatması üzerine yapıldı.

Savaşlardan bıkan İran'ın barış isteği, Kanuni'nin Avusturya işleri ile ilgilenmek istemesi üzerine iki devlet arasında barış yapıldı.

—Amasya Antlaşması ( 1533 ) : ( Osmanlı Devleti - İran ( Safevi ) Devleti arasında )

-Şah Tahmasp, Erivan, Tebriz, Irak ve Doğu Anadolu'daki iddialarından vaz geçerek, buraları Osmanlılara bıraktı.

* Osmanlı Devleti ile İran arasındaki ilk resmi antlaşmadır.

* Yavuz döneminden beri süren İran sorunu çözümlenmiştir.

* Doğu Anadolu'da esaslı bir yönetim örgütü kurulamamıştır. Bu nedenle buraların devlete tam bağlılığı sağlanamamıştır. Bu nedenle Azerbaycan uzun süre elde tutulamamıştır.

* Doğu Anadolu kısmen devlete bağlı kalmıştır.







DENİZ SEFERLERİ

1. Rodos Adasının Alınması ( 1522 ) :

- Rodos'un Akdeniz Ticaret yolları üzerinde önemli bir üs olması

- Osmanlıların Akdeniz egemenliğini ele geçirme amaçları

- Adada bulunan Sen Jan Şövalyelerinin Osmanlılar aleyhine çalışmaları, Hristiyan Korsan gemilerine yataklık etmeleri.

* Kanuni Rodos Kalesinin teslimine karşılık, Adadaki Sen-Jan Şövalyelerinin adayı terk etmesine izin vermiştir. Şövalyeler Malta adasına gitmişlerdir. Böylelikle Malta Adası Osmanlılara karşı Hristiyanlar'ın ileri bir deniz üssü ve Korsan yatağı haline gelmiştir.



2. Barbaros Hayrettin Paşa'nın Kaptan-ı Deryalığa Getirilmesi, Cezayir’in Osmanlılara Bağlanması ( 1533 ) :

Cezayir ve Trablusgarp Tunus'ta hükümet süren "Beni Hıfs" devletine aitti. Ancak İspanyollar Cezayir'i 1509'da, Trablusgarp'ı 1510' da ele geçirdiler. Bu sırada Akdeniz'in ünlü korsanlarından Baba Oruç, kardeşleri Hızır Reis (Barbaros) ve İshak Reis ile İspanyollarla mücadele ederek, Beni Hıfs Devletinin de yardımıyla Cezayir'i İspanyollardan geri aldılar. Kardeşlerinin ölümü üzerine Cezayir'in yönetimi kendisine kalan Barbaros, İspanyollara karşı yaptığı mücadelede Yavuz Sultan Selim'den yardım istedi. Yavuz, Barbaros'u himayesi altına aldı. Kanuni Akdeniz egemenliğini sağlamak ve Fransa'ya denizden de yardım etmek istediğinden Barbaros'u İstanbul'a çağırdı. Kaptan-ı Deryalığa getirerek, Barbaros'u

Cezayir Beylerbeyi olarak atadı.( 1533 ).



3. Korfu Adasının Kuşatılması ( 1537 ) : Venediklilerin elinde bulunan Korfu Adası Kanuni karadan, Barbaros denizden olmak üzere 1,5 ay kadar kuşatılmış ancak alınamamıştır. ( Bir mermiyle dört askerin ölümü üzerine Kanuni "Ben bir mücahit kulumu böyle bir kaleye değişmem "diyerek kuşatmadan vazgeçmiştir.)

— Barbaros Venedik kıyılarını vurmuş, Ege denizinde Venediklilerin elinde bulunan adaları almıştır.( Şika, Patnos, Naksos )



4. Preveze Deniz Savaşı ( 28 Eylül 1538 ) :

- Korfu Adasının kuşatılması, Barbaros’un Ege ve Akdeniz'de egemen olması

- Papa'nın kışkırtmasıyla Venedik, Ceneviz, Malta, İspanya, Portekiz birleşimi donanmanın andrea Dorya komutasında Preveze Körfezi önlerinde Osmanlı Donanmasına saldırması.

* Akdeniz'de Türk üstünlüğü kuruldu.


5. Nis Kuşatması ( 1543 ) : - Kanuninin Fransa'ya yardım etmek amacıyla Osmanlı ve Fransız donanmaları birleşerek Nis'i kuşattı. Ancak Fransız donanmasının yetersizliği ve Kışın yaklaşması üzerine kuşatma kaldırıldı.





6. Trablusgarp'ın Osmanlı Ülkesine Katılması ( 1551 ) : - İspanyolların elinde bulunan Trablusgarp Turgut Reisin ustalığı sayesinde alındı. Turgut Reis Trablusgarp Beylerbeyliğine getirildi.



HİNT DENİZ SEFERLERİ( 1538 – 1553 )

Sebepleri :

1. Portekizlilerin, Ümit Burnu yolunu bulduktan sonra Hindistan deniz yolunu kendi denetimleri altına almaları

2. Portekizlilerin Hindistan'a ticaret yapan Müslüman tüccarlarına ve gemilerine zarar vermeleri

3. Hindistan'ın batısındaki " Gücerat " Devletinin Kanuni'den yardım istemesi.( İslam Halifesi özelliğinden )

4. Osmanlıların, Baharat yolunun işlerliğini sağlamak düşüncesi.

Hindistan'a 4 sefer yapılmıştır ;

Birinci Hint Seferi ( 1538 ) : Mısır valisi Hadım Süleyman Paşa tarafından yapıldı. Süleyman paşa'nın Aden emirini öldürerek mallarına el koyması diğer İslam emirlikleri üzerinde olumsuz etkide bulundu. Aden ele geçirildi.

İkinci Hint Seferi ( 1551 ) : Piri Reis komutasında yapıldı. Sefer'in başarısızlıkla sonuçlanması sonucu Mısır'da öldürüldü.

Üçüncü Hint Seferi ( 1552 ) : Murat Reis tarafından yapıldı.

Dördüncü Hint Seferi ( 1553 ) : Seydi Ali Reis komutasında yapıldı.* Bu sefer sırasında gözlemlerini " Mirat-ül Memalik "
( Memleketlerin Aynası ) adlı kitabında toplamıştır.

Sonuçları :

1. Hindistan deniz yolunun denetimi ele geçirilemedi. ( Olumsuz )

2. Yemen, Eritre, Sudan kıyıları, Habeşistan’ın bir bölümü Osmanlı Ülkesine katıldı. ( Tüm Arap yarımadası ) Kızıldeniz'in denetimi sağlandı. ( Olumlu sonuç )

3. Portekizlilere karşı açık denizlerde üstünlük sağlanamadı. ( Osmanlı donanma gücü okyanuslara uygun değil ) ( Olumsuz )



Değerlendirme: Hint seferleri Ekonomik ve Siyasal esaslı bir amaç güdülemediği için, esaslı bir sonuç vermemiştir. Osmanlı devlet adamları Hindistan'ın o zamanki ve gelecekteki durumunu takdir edememişlerdir. Batı'da yapılan seferlerin daha karlı bulunması, Kanuni'nin yaşlılığı, seferlere gereken önemin verilemeyişinin diğer etkenleridir.

Not: Sokullu döneminde Portekizlilerle Vadi'üs Seyl savaşı sonucu Fas alınmış (1577 ), darbe alan Portekiz, Hint Okyanusu mücadelesinde zayıflamıştır. Ancak Portekizlilerin yerini daha güçlü olan Hollanda ve İngilizler alacaktır.


SOKOLLU MEHMET PAŞA DÖNEMİ( 1564–1579 )



Sokullu Kanuni'ye ( 1564–1566 ), II. Selim’e ( 1566–1574 ), III. Murat' a ( 1574–1579 ) Aralıksız olarak 15 yıl sadrazamlık yapmıştır.



( Kanuni'nin son, II. Selim’in tek, III: Murat’ın ilk sadrazamıdır.)



Devlet yönetimine hâkim olmasından dolayı, döneme adı verilmiştir

Osmanlı Devletinin kuzey Afrika'daki fetihleri tamamlanmıştır.



Akdeniz'deki önemli üsler alınmıştır



Avrupa devletleri arasındaki çekişmelerden yararlanmak amacıyla Kapitülasyonları Fransa, İngiltere, Avusturya’ya tanıyarak genişletti.



II. SELİM( 1566–1574 )





Sakız Adasının alınması ( 1568 ) : - Düşman gemilerine yataklık etmesi. — Türk gemilerine Sakız korsanlarının zarar vermesi. Nedenlerinden Cenevizlilerden alındı.



Avusturya ile anlaşma ( 1568 ) : 1533 anlaşması koşulları yinelenerek, batı seferlerine son verildi.



Yemen'in Kesin Fethi ( 1568 ) : Hint deniz seferleri sırasında alınan yemen kesin olarak alındı.



Kıbrıs adasının Fethi ( 1571 ) : - Mısır yolu'nun, doğu Akdeniz'in güvenliği için. Venediklilerden. Önemi: Doğu Akdeniz'in güvenliği sağlanmıştır.( Venediklilerden )



İnebahtı Deniz Savaşı ( 1571 ) : -Osmanlı-Haçlı Donanması. — Kıbrıs’ın alınması. Osmanlıların Akdeniz üstünlüğüne son vermek sebepleriyle.

* 1573'te yapılan antlaşmayla Venedikliler Kıbrıs'ın Osmanlılara ait olduğunu ve Vergi vermeyi kabul ettiler.




Tunus'un Fethi ( 1574 ) : İspanyollardan kesin olarak alındı. Bağlı eyalet haline getirildi.

III. Murat’ın Sultanlığı ( 1574- 1579 ) : ( Yükselmenin son, Duraklamanın ilk padişahıdır)



Lehistan'ın Osmanlı Himayesine alınması ( 1575 ) : Osmanlı hâkimiyeti Baltık denizine kadar uzandı. Lehistan’ın Ruslar ve Almanlar tarafından paylaşılması önlendi.( Hâkimiyetin sürmesi 1587'ye kadar )



Fas Sultanlığının Osmanlı Himayesine alınması ( 1577 ) : Portekiz kralı Vadi'üs-Seyl savaşında yenilgiye uğratılarak Fas Osmanlı himayesine alındı ;* Kuzey Afrika fetihleri tamamlandı. *Osmanlılar Atlas Okyanusuna kadar uzandılar

* Ağır darbe alan Portekiz, Hint Okyanusu mücadelesinde yerini başkalarına bıraktı.


Don-Volga Projesi :


- Rusya'nın Kafkasya ve Karadeniz'e inmesini engellemek

- İran ve Kafkas savaşlarında donanma gücünden yararlanmak

- İpek yolu'na canlılık kazandırmak

- Orta Asya Türkleriyle doğrudan ilişki kurmak amaçlarıyla.





Süveyş Kanalı Projesi :

- Baharat yoluna işlerlik kazandırmak

- Akdeniz ticaretini canlandırmak

- Hindistan ve Endonezya Müslümanlarıyla ilişki kurmak amaçlarıyla.







OSMANLILARDA DURAKLAMA DÖNEMİ ( 1579 – 1699 )



Osmanlı Tarihinde Sokullu Mehmet Paşa'nın öldürülmesiyle başlayan ( 1579 ) ve Karlofça Antlaşmasına kadar süren döneme ( 1699 ) Duraklama dönemi denilir.



DURAKLAMANIN NEDENLERİ



A- İç Nedenler:

1- Merkezi Yönetimdeki Bozulmalar: Osmanlı İmparatorluğu Mutlakıyetle yönetildiğinden padişah'ın kişilikleri ülke yönetimini etkilemiştir.



Bu dönemde, çocuk yaşta kişilerin ve Ruh sağlığı yerinde olmayan kişilerin Padişah olması yönetimi olumsuz yönde etkilemiştir. Bak.( Sayfa sonunda

II. Selim Ordunun başında sefere çıkmayan ilk padişahtır.



III. Mehmet sancaklarda valilik yapan son padişahtır.

Bu dönemde başta bulunan padişahlar şunlardır:

III. Murat ( 1579 – 1595 ) IV. Murat ( 1623 – 1640 )

III. Mehmet ( 1595 – 1603 ) I.İbrahim ( 1640 – 1648 )

I.Ahmet ( 1603 – 1617 ) IV. Mehmet ( 1648 – 1687 )

I.Mustafa ( 1617 – 1618 ) II. Süleyman ( 1687 – 1691 )

II. Osman ( 1618 – 1622 ) II. Ahmet ( 1691 – 1695 )

I.Mustafa ( 1622 – 1623 ) ( İkinci defa ) II. Mustafa ( 1695 – 1703 )



I.Ahmet zamanında Fatihten beri gelen Veraset kanunlarında değişiklik yapıldı. Ekber ve Erşed ( En yaşlı ve En akıllı) kuralı getirildi. Böylece veraset sistemi kesinliğe kavuşturuldu.



I.Ahmet zamanında şehzadelerin sancaklara çıkma usulüne son verildi. * Bunun sonucunda; Padişahlar yönetim deneyimi kazanamadılar, Şehzadeler sarayda kafes denilen bölümlerde yaşamaya başladılar, ruh sağlıkları bozuldu, saray yönetiminde kadınlar etkili olmaya başladılar.

2- İmparatorluğun Karakteri: Osmanlı İmparatorluğu üç kıta üzerinde değişik din, mezhep, uluslardan oluşuyordu. Merkezi otoritenin zayıflamasıyla dağılma eğilimleri ortaya çıkmaya başladı.

3- Askeri Yapıdaki Bozulmalar:



III. Murat zamanında Kanunlara aykırı olarak, Yeniçeri Ocağına Askerlikle ilgisi olmayan kişiler alınmaya başladı. Yeniçeri Ocağında başlayan bu bozulma, zamanla diğer kapıkulu ocaklarına da yansımıştır. * "Ocak devlet içindir " anlayışı yerine " Devlet Ocak içindir " anlayışı ortaya çıktı. Böylece devlet güçlü bir dayanağını yitirmiş, ilerleme engellenmiş, yenilgi ve isyanlar artmıştır.

Tımar dağıtımlarındaki adaletsizlik ve haksızlıklar sonucu Tımarlı Sipahi ordusu da bozulmaya başlamıştır.



Donanma da ihmal edilmeye başlanmış, denizcilikle ilgisi olmayan kişiler Kaptan-ı Deryalığa getirilmiştir.

4. Maliye'nin Bozulması:



XVII. yy.da savaşların uzun sürmesi ve çoğunun yenilgiyle sonuçlanması ganimet gelirlerinin azalmasına, yeni masraflara yol açmıştır.



Sık padişah değişiklikleri nedeniyle, Padişahların tahta çıkışında dağıtılan Cülus bahşişi hazineyi zarara uğratmıştır.



Uluslararası Ticaret yollarının değişmesi ve kapitülasyonlar nedeniyle ticaret, gümrük gelirleri azalmıştır.



Coğrafi keşifler sonucu Avrupa'ya akan bol miktarda Altın ve Gümüş Osmanlı İmparatorluğunu olumsuz yönde etkilemiştir. Osmanlı para birimi Akçenin ( Gümüşten kesilirdi ) değeri düşmüştür.



Mali sıkıntının aşılması için ayarı düşük para çıkarılması, isyanların çıkmasına yol açtı.



Tımarlı ordusunun sayısı azalınca, açığı kapatmak için Kapıkulu ordusunun sayısı artırılmıştır. Bunlar maaşlı olduğu için hazinenin yükü artmıştır.

5- İlmiye'nin Bozulması:



İlmiye sınıfının bozulmasıyla onların denetiminde olan adalet, eğitim, belediye işleri de bozulmuştur.



Medreselerde "Beşik Uleması" denilen çocuk yaşta Müderrisler görülmeye başlandı.



Kadılar rüşvet almaya başladılar.



Medreseler giderek sadece dini bilimlerin okutulduğu kurumlara dönüştü. Bu durum Bilim ve Teknik alandaki gelişmelerden uzak kalınmasına yol açtı.

6- Toplum yapısının bozulması:



Devletin paraya ihtiyacının artmasıyla, Tımarlar İltizam'a verilmeye başladı

Mültezimler vergi toplayabilmek için yöredeki güçlü ailelerle işbirliği yapmaya başladılar.

XVII. yy. boyunca Anadolu'da Celali isyanları görülmeye başlandı. Bu durum yerleşik hayatı çekilmez hale getirmiş, tarım ve hayvancılık gerilemiştir.



Ağır vergiler köylünün toprağını terk etmesine neden oldu. ( Çift bozan )



B- Dış Nedenler:



1- İmparatorluğun Doğal Sınırlara Ulaşması

2- Avrupa'da güçlü Merkezi Krallıklara komşu olunması

3- Avrupalıların Osmanlılara karşı birleşmesi

4- Avrupa’nın Coğrafi keşiflerle zenginleşip, Rönesans ve Reform hareketleriyle Bilim ve Teknik alanında ilerlemesi



XVII. YY.DA ÇIKAN İÇ İSYANLAR



Bu yüzyılda çıkan iç isyanları üç gurupta topluyoruz:



A- İstanbul İsyanları ( Merkezi İsyanlar ) :



Yeniçeriler ve Kapıkulu sipahileri tarafından çıkarılmıştır. * Askeri niteliklidi

İsyanlar genelde devlet yöneticilerini değiştirme amacıyla çıkarılmıştır.



* İsyanların arkasında devlet yönetimini ele geçirmek isteyen zümrelerin mücadeleleri vardır.

Yeniçerilerin çıkardığı İsyanların Tarihçesi:



Fatih devrinde Buçuktepe isyanı, Cülus bahşişi nedeniyle



III. Murat döneminde ayarı bozuk para nedeniyle isyan etmeleri ( Defterdarın kafasını istediler)



II. Osman ( Genç Osman ) 'a karşı isyan ve öldürdüler. Yeniçeri ocağını kaldırmayı düşündüğü için.*Yeniçerilerin ilk öldürdükleri Osmanlı Padişahı



IV. Murat’a karşı iki defa isyan. Bunlardan birinde sadrazam Hafız Ahmet Paşa öldürüldü.



IV. Mehmet ( Avcı Mehmet ) zamanında bozuklukların nedeni olarak gördükleri 30 kadar devlet yöneticisini Sultan Ahmet Meydanında öldürdüler ( Vaka-i Vakvakiye-Çınar Vakası )



B- Celali İsyanları:



Yavuz Sultan Selim döneminde Bozok'lu Celal adında birisi isyan etmiştir. Bundan dolayı Anadolu'da çıkan halk isyanlarına Celali İsyanları denilmiştir.

Nedenleri:

Avusturya ve İran ile yapılan savaşların uzaması



Ağır vergilerden dolayı köylünün toprağını bırakıp "Çiftbozan" olması.



Eyaletlerde yöneticilerin iyi yönetim gösterememeleri



Ekonomik durumun kötüleşmesi, para ayarının bozulması



Tımar sisteminin bozulması



Adaletsizlik ortaya çıkması. Kadı’ların ve yardımcısı Naip'lerin Rüşvet karşılığı iş görmeleri



Devşirme Osmanlı yöneticilerinin halkı tam olarak anlayamamas

Mültezimlerin ( İltizam alanlar ) halkı soyması



Nüfus artışı ve işsiz sayısının çoğalması.

Anadolu'da çıkan halk ayaklanmaları; Karayazıcı Abdulhalim, Deli Hasan, Canbolatoğlu, Kalenderoğlu, Kör Mahmut, Katırcıoğlu, Gürcü Nebi.

* Abaza Mehmet Paşa ve Vardar Ali Paşa ( Sivas Valisi ) devlet yöneticisi olarak isyan edenlerdendir.



C- Eyalet İsyanları:



Devlet otoritesinin zayıflamasıyla, Erdel, Eflak, Boğdan gibi bağlı beyliklerle, Yemen, Bağdat, Basra, Trablusgarp gibi uzak eyaletlerde çıkan isyanlardır.



* YORUM: Ekonomik durumun bozukluğu, padişahlar başta olmak üzere devlet yöneticilerinin başarısızlıkları, Adalet sisteminin bozulması, savaşların uzaması ve alınan yenilgilerin etkileriyle XVII. YY. da isyanlar artmıştır.



XVII. YY. SİYASAL OLAYLARI

III. MURAT DÖNEMİ ( 1579 – 1595 )



Yükselme devri'nin son, Duraklama devri'nin ilk sultanıdır.



Bu dönemde yeniçeri ocağına mesleği askerlik olmayan kişiler alınmaya başlamış bu da Yeniçeri Ocağı'nın bozulmasına yol açmıştır.

Osmanlı - İran ilişkileri:

—İran’da Şah Tahmasp'ın ölümü ile başlayan iç karışıklıklardan Osmanlı Devletinin yararlanmak istemesi üzerine başlayan savaşlar ( 1577 ), bu dönemde Ferhat Paşa Antlaşması ( İstanbul Antlaşması ) ile sonuçlandı.(1590 )

Bu antlaşmayla Azerbaycan, Dağıstan, Luristan ve Gürcistan Osmanlılara bırakıldı.



YORUM: Osmanlı devleti böylece doğu'da en geniş sınırlara ulaşmıştır.

Osmanlı - Avusturya İlişkileri:

— Bosna Beylerbeyi Hasan Paşa'nın Avusturya'ya yaptığı bir akın sırasında öldürülmesiyle, savaşlar başladı. ( 1593 )

III. MEHMET DÖNEMİ ( 1595 – 1603 )





Sancak'tan gelen son padişah'tır.

Duraklama devrinde ordunun başında sefere çıkan ilk sultandır.

Osmanlı - Avusturya İlişkileri:

— Devam etmekte olan Avusturya savaşında ordu'nun başında sefere çıkmış ve Eğri Kalesi alınmıştır.Bu kaleyi kurtarmak isteyen Avusturya Ordusu, Haçova Meydan savaşında yenilgiye uğratıldı.( 1596 )

*YORUM: Bu savaştan kaçan Tımarlı Sipahilerin dirlikleri ( Toprak ) alınmış, bunlar da halkı kışkırtarak Celali ayaklanmalarında etkili olmuşlardır.

—Kanije ve Estergon kaleleri alındı.

— Kanije kalesini geri almak isteyen Avusturya ordusu, kale komutanı Tiryaki Hasan Paşa tarafından bozguna uğratıldı.( 1601 ).

—Osmanlıların İran ile savaşmasından yararlanmak isteyen Avusturya, Osmanlı topraklarına saldırdı.(1603)

Osmanlı - İran İlişkileri:

— İran hükümdarı Şah Abbas, Osmanlıların Avusturya ile savaşmasından ve Anadolu'daki karışıklıklardan( Celali İsyanları ) yararlanmak istemiştir. Bu nedenle savaşlar başladı. ( 1603 )I.AHMET DÖNEMİ (1603 – 1617)



Döneminde Veraset sistemi değiştirilmiştir. Erşet ve Ekber ( Yaşlı ve Akıllı ) kuralı getirilmiş, böylece Saltanat kavgaları engellenmiştir.



Şehzadelerin sancağa çıkarılma usulüne son verildi.

YORUM: Veraset sisteminin kesinliğe kavuşturulması, saltanat kavgalarını engellemiş, kardeş katliamlarını önlemiştir. Ancak, Şehzadelerin Sancağa çıkma usullerinin sona erdirilmesiyle, şehzadeler Saraya kapatılmış kafes hayatı yaşamaya başlamıştır. Bu durum şehzadelerin yönetim deneyimlerinin kaybolmasına ve Ruh sağlıklarının bozulmasına yol açmıştır.

Osmanlı - Avusturya İlişkileri:



Bu dönemde Avusturya savaşlarına Zitvatorok Antlaşmasıyla ( 1606 ) son verildi. Antlaşmaya göre:

a) Eğri, Kanije ve Estergon Kaleleri Osmanlılarda kalacak

b) Avusturya Kralı protokol bakımından Osmanlı Padişahına eşit sayılacak

c) Avusturya'nın Osmanlılara ödediği yıllık 30.000 altın vergi kalkacak, Avusturya bir defaya mahsus olmak üzere 200.000 kara kuruş savaş tazminatı ödeyecek

d) İki taraf birbirinin ülkesine saldırmayacaktı.

Osmanlı - İran İlişkileri:

İran ile yapılan savaşlarda başarı elde edilememesi üzerine Nasuh Paşa Antlaşması ( 1611 ) imzalandı.Bu antlaşmayla;

a) Osmanlılar, Ferhat Paşa antlaşmasıyla aldıkları yerleri geri verdiler.

b) İran Osmanlılara yılda 200 deve yükü ipek verecekti.

YORUM: Osmanlıların doğuda ilk toprak kaybıdır.

— Bu dönemde sadrazam Kuyucu Murat Paşa Anadolu Celali ayaklanmalarını baskı ve şiddet yoluyla bastırmaya çalışmıştır.

I.MUSTAFA DÖNEMİ (1617 – 1618)

Ruh sağlığı yerinde olmadığından ( Yarı Deli sayıldığından ) tahttan indirildi ( 3 ay sonra ).

II. OSMAN ( GENÇ ) DÖNEMİ (1618 – 1622)

Osmanlı - İran İlişkileri:

İran'ın Nasuh paşa antlaşması koşullarını yerine getirmeyince savaş yeniden başladı ( 1617 ).İran'ın barış isteği üzerine Serav Antlaşması ( 1618 ) yapıldı. Buna göre İran Nasuh paşa Antlaşması hükümlerini yerine getireceğini kabul etti.

Osmanlı - Lehistan İlişkileri:

Sokullu döneminde himaye altına alınan ( 1575 ) Lehistan, 1587 ' de himayeden kurtulmuş, Boğdan, Erdel ve Eflak beyliklerinin içişlerine karışmaya başlamıştı. Bu dönemde, Boğdan'ın içişlerine karışmasından dolayı, Genç Osman Lehistan seferine çıktı. ( 1621 ) Genç Osman'ın komuta ettiği Osmanlı Ordusu Yaş yakınlarında Leh ordusunu yenerek Hotin Kalesini kuşattı. Ancak burada yapılan bir meydan savaşından Yeniçerilerin becerisizliklerinden dolayı bir sonuç alınamadı. Bunun üzerine Hotin Antlaşması ( 1620 ) yapılarak sefere son verildi. Antlaşmaya göre:

a) Lehliler ve Osmanlılar, birbirlerinin topraklarına saldırmayacaklar,

b) Lehliler Kırım Hanına yılda 40.000 düka altını vergi vermeye devam edeceklerdi.

YORUM: Genç Osman Hotin seferi sırasında Yeniçeri Ocağının disiplinsizliğini ve bozukluğunu görmüştü. Bu nedenle bu ocağı kaldırarak daha güçlü bir askeri ocak kurmak istemiştir. Ancak bu düşüncesini gerçekleştirmeden tecrübesizliğinden dolayı yakınlarına söz edince Yeniçeriler isyan etmişler ve Genç Osman'ı öldürmüşlerdir.



Genç Osman, Yeniçeriler tarafından öldürülen ilk Osmanlı Padişahıdır.

NOT: Bu dönemde Şeyhülislam'ın elinden atama yetkisi alınmış ve sadece Fetva verme yetkisi bırakılmıştır.

I.MUSTAFA (1622 – 1623)

Genç Osman'ın öldürülmesiyle İkinci defa taht'a çıkarıldıysa da karışıklıklardan dolayı tahttan indirildi.

IV. MURAT DÖNEMİ (1623 – 1640)

* 12 yaşında Tahta çıkmış, 21 yaşında devlete egemen olabilmiştir.

Osmanlı - İran İlişkileri:

1622 – 1639 Dönemi: İran’ın Bağdat'ı işgal etmesiyle başlayan savaş 17 yıl sürmüştür.

YORUM: XVII. YY. da İran'la yapılan savaşların en uzun süren dönemidir.( 4.dönem )

IV. Murat İran üzerine iki sefer düzenledi. Birincisi olan Revan seferiyle, Doğu Anadolu ve Revan'ı geri aldı. İkincisi olan Bağdat seferiyle, Bağdat'ı geri aldı. İran'ın barış istemesi üzerine Kasr-ı Şirin Antlaşması ( 1639 ) yapıldı. Bu antlaşmaya göre:

a) Azerbaycan ve Revan İran'a bırakıldı.b) Bağdat Osmanlılarda kaldı.

c) İran'la Osmanlılar arasında Zagros Dağları sınır belirlendi.

YORUM: Günümüz Türkiye-İran sınırının çizildiği antlaşmadır.

Kasr-ı Şirin Antlaşması yaklaşık 60 yıllık Osmanlı-İran savaşlarına son verirken, uzun sürecek bir barış dönemi de başlatmıştır.



I. İBRAHİM (DELİ) (1640–1648)

I. İbrahim yıllarca korkulu bir hayat yaşamıştı Kardeşlerinin IV. Murat tarafından öldürülmesi yüzünden sıranın kendisine de geleceğini düşünerek sinirleri tamamıyla bozulmuştu.

Bu dönemde Osmanlı devleti ile Venedik arasında savaşlar başlamıştır (1645). Bu savaşlar sırasında Osmanlı Devleti Girit adasını kuşatmış, adanın alınması ise 1669 tarihinde gerçekleşmiştir.IV. Murat döneminde sağlanan huzur bu dönemde bozulmaya başladı.

IV. MEHMET (Avcı) (1648–1687)



Yedi yaşında tahta çıktığından, ilk zamanlarda devlet yönetimi, Valide Sultanların ve Saray ağalarının elinde kalmıştır. Bu karışıklıklara son vermek ve ekonomik durumu düzeltmek için, Tarhuncu Ahmet Paşa göreve getirilmiştir. Ancak Tarhuncu Ahmet Paşa, saray masraflarını kıstığı için öldürülmüştür



1656'da ekonomik durumun bozulması gerekçesiyle, askere düşük ayarlı akçe ile para ödenmiş, bununüzerine yeniçeriler saraya hücum etmişler ve bu işten sorumlu tuttukları otuz devlet adamını bir çınarağacına asmışlardır. Bu olaya Osmanlı Tarihi'nde, "Çınar Vakası" veya " Vaka-i Vakvakiye "adı verilir.





l. İbrahim zamanında başlayan Girit kuşatması devam etmekteydi. Venedikliler Girit'in kuşatılması üzerine Çanakkale Boğazını abluka altına almıştı. Kuşatmadaki Türk askerine yardıma giden bir Osmanlı donanması 1651 tarihinde büyük bir bozguna uğramıştır. Bunun üzerine Venedikliler Bozcaada, Limni ve Semendirek’i işgal etmişlerdir.



IV. Mehmet kötü gidişi önlemek için, Köprülü Mehmet Paşa'yı sadrazamlığa getirdi.

prülü Mehmet Paşa, saraya bazı şartlar öne sürmüş, kabul edilince sadrazamlığa gelmiştir.

prülü 'nün istekleri şunlardır :


Saray devlet işlerine karışmayacak

Devlet ilişkilerine ilişkin olarak saraya arz edeceği her şey kabul olunacak

Devlet memurluklarına istediği kimseleri atayacak


Hakkında bir şikâyet olursa, hemen makamından atılmayacak, önce kendisine sorulacak, sözü dinlendikten ve savunması alındıktan sonra bir karar verilecekti.

İlk defa ön şartlarla ve geniş yetkilerle sadrazam olan kişidir.



prülü önce iç durumu ele aldı: İstanbul’da halkın birlikteliğini bozan ulemaları sürgüne gönderdi.



Boğaz'ı kapatan Venediklileri yenilgiye uğrattı. Limni, Bozcaada ve İmroz' u Venediklilerden geri aldı. Akdeniz yolunu açarak Girit'e asker ve cephane gönderdi.



Erdel beyi Rakoçi'nin isyanını bastırdı.



Halep valisi Abaza Hasan Paşa ve onun etrafında toplanan, bağımsız yaşamayı isteyen bazı beylerbeyi ve sancakbeylerinin isyanını bastırdı. Abaza Hasan Paşa ve taraftarları Halep'te idam edildiler.

prülü Mehmet Paşa'nın ölümünden sonra, sadrazamlığa oğlu Fazıl Ahmet Paşa getirildi.

Erdel sorununa karışan Avusturya' ya savaş açtı. Uyvar, Novingrad kaleleri alındı. Avusturya ile Vasvar Antlaşması yapıldı.

Vasvar Antlaşması ( 1664) ( Osmanlı - Avusturya ) :

a) Erdel Osmanlı devletine bağlı kalacak, Avusturya ve Osmanlı kuvvetleri buradan çekilecekti.

b) Osmanlıların gösterdiği aday, Avusturya tarafından da Erdel beyi olarak tanınacaktı.


c) Avusturya 200.000 kara kuruş savaş tazminatı ödeyecek,

d) Uyvar ve Novingrad kaleleri Osmanlılarda, yakılan Zerinvar kalesi tamir etmemek koşuluyla Avusturya'ya verilecekti.

d) Antlaşma yirmi yıl geçerli olacaktı



Fazıl Ahmet Paşa, 1645'ten ben alınamayan Girit Adası'nı 1669'da aldı.

— Fazıl Ahmet Paşa, Lehistan'ın, Ukrayna Kazakları'na saldırması üzerine, Lehistan'a savaş ilan etti. Lehistan yenildi ve barış istedi 1672'de Lehistan ile Bucaş Antlaşması yapıldı

Bucaş Antlaşması ( 1672 ) ( Osmanlı - Lehistan )Podolya, Osmanlılara bırakıldı.Lehistan yıllık 22000 altın vergi verecekti.

Bu antlaşma, Osmanlıların Batı' da son kez toprak kazandıkları antlaşmadır. Böylece Osmanlılar batı'da en geniş sınırlara ulaştılar.



prülü Mehmet Paşa ve oğlu Fazıl Ahmet Paşa döneminde, devlet içeride ve dışarıda eski gücüne kavuştuğundan, Köprülüler Dönemi'ne "Duraklama Devri İçindeki Yükselme Devri" denilmiştir.Fazıl Ahmet Paşa'nın ölümünden sonra sadrazamlığa, Köprülü' nün evlatlığı ve damadı ‘’Merzifonlu Kara Mustafa Paşa " getirildi.





Merzifonlu ilk olarak Ukrayna seferine çıkmış, Cehrin kalesini alarak Lehistan ile olan anlaşmazlıkları çözümlemiştir. (1678)

Merzifonlu Osmanlı devletini eski gücüne yeniden kavuşturmak istemiştir

Macaristan'daki Katolik ve Protestanlar arasındaki mücadelede, Protestanların Osmanlılardan yardım isteği üzerine Avusturya'ya savaş ilan edilmiş ve Avusturya seferine çıkılarak Viyana II. defa kuşatılmıştır.



II. Viyana Bozgunu (1683):

Tarihimizin en büyük yenilgilerinden biri, Viyana önlerinde yaşandı. (1683)





Yenilginin nedenleri:


1. Devletteki iç bozulmanın, orduya yansıyan etkileri

2. Kırım Hanı'nın, Leh Ordusu'nun Tuna'dan geçmesine izin vermesi ( Kırım hanının ihaneti)


3. Viyana'ya Avrupalı devletlerden yardım gelmesi

4. Kale kuşatmaları için araç ve gerecin orduda bulunmaması

5. Merzifonlu'nun şehrin tahrip edilmemesi için son saldırı emrini vermemesi.

Sonuçları:

1. Merzifonlu önce Budin'e, burada tutunamayarak Belgrat'a çekildi. Burada idam edildi.


2. Avrupa' da Türk korkusu kalktı.

3. Avrupalılar, Osmanlılar aleyhine Kutsal İttifak'ı kurdular. ( Avusturya+Lehistan+Venedik+Malta+Rusya)

4. Osmanlıların batıya saldırısı durdu. Savunmaya çekildi. Avrupalıların saldırısı başladı.

5. Osmanlıların toprak kaybetmeye başladığı felaket seneleri başladı.Durumun kötüye gitmesi üzerine devlet adamları IV. Mehmet’i tahtan indirdiler (1687).

II. SÜLEYMAN (1687–1691)

Bu dönemde Osmanlı Devleti cephelerde savaşırken ülke içindeki iç isyanlarla da uğraşmak zorunda kalmıştır.



II. Viyana kuşatmasından sonra başlayan savaşlarda Avusturyalılar, Macaristan'dan sonra Belgrat'ı da ele geçirmişlerdir. Ruslar Kırım, Venedikliler Mora’ya saldırmışlardır.



Bu zor durumda sadrazamlığa Köprülü Fazıl Mustafa Paşa getirildi. Yeni sadrazam devleti tekrar toparlamaya çalıştı. Avusturyalılardan Belgrad geri alındı. Rusların Kırım'a saldırısı önlendi. 1691 tarihinde Padişah II. Süleyman öldü.



II. AHMET (1691 -1695)





Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa Avusturya üzerine sefere çıktı. Fakat Salankemen meydan savaşında öldü, Osmanlı ordusu yenildi (1691).

* II. Viyana’dan sonra yapılan savaşlar içinde en büyük meydan muharebesidir.

Bu savaştan sonra Avusturyalılar tekrar ilerleyişe geçtiler.




Venedikliler ise Girit ve Sakız'a saldırdılar. 1695 tarihinde II. Ahmet öldü.







II. MUSTAFA (1695–1703)



II. Mustafa ordu ile beraber sefere çıktığı takdirde Viyana'dan sonra bozulan durumun tekrar düzeltilebileceğine inanıyordu. Padişah 1695 tahinde ilk Avusturya seferine çıktı. Bu seferde bazı başarılar elde edildi. 1696 yılında yapılan ikinci seferden sonra II. Mustafa, Avusturya'ya artık kesin darbeyi indirmek istiyordu. 1697 tarihindeki seferde ise Osmanlı ordusu Avusturya'ya Zenta denilen yerde yenildi. Bu arada Deli Petro'da
Azak kalesini ele geçirmişti.

Zenta yenilgisinden sonra Osmanlı Devleti barış istedi. İngiltere ve Felemenk aracılığıyla Karlofça Barışı imzalandı (1699).


Karlofça Antlaşması ( 1699 ) ( Osmanlı: Avusturya-Lehistan-Venedik )

1. Banat yaylası ve Temeşvar dışında Macaristan ve Erdel beyliği Avusturya'ya bırakıldı

2. Podolya ve Ukrayna Lehistan'a verildi


3. Mora yarımadası ve Dalmaçya kıyıları Venediklilere verildi

4. Antlaşma 25 yıl sürecek ve Avusturya'nın garantisinde olacaktı.


Önemi:

Osmanlı devletinin batıda birden fazla devletle imzaladığı bir antlaşmadır. Osmanlı Devletinin batıda ilk toprak kaybıdır.Osmanlı devleti bundan sonra kaybettiği yerleri geri almaya çalışacaktır.



Bir yıl sonra Rusya ile de İstanbul Antlaşması imzalanmıştır (1700).

1. Azak kalesi ile etrafındaki 10 saatlik mesafede bulunan yerler Rusya'ya bırakıldı.

2. Ruslar savaş sırasında elde ettiği diğer kaleleri geri verecektir.


3. Ruslar İstanbul'da elçi bulunduracaktırlar.

4. Ruslar Kudüs'ü serbestçe ziyaret edebileceklerdir.





Karlofça ve İstanbul antlaşmalarıyla Osmanlı devletinde duraklama dönemi sona ermiş, gerileme dönemi başlamıştır.



DURAKLAMA DEVRİ ISLAHAT HAREKETLERİ (17.yüzyıl)

Osmanlı Devlet Adamlarının Islahat Yapmak İstemelerinin Nedenleri:



Osmanlı Devletinin savaşlarda eskisi gibi etkili olamaması

Devlet otoritesinin zayıflaması sonucu, sık sık isyanların baş göstermesi,



Ekonomik durumun bozulması

ISLAHAT YAPAN PADİŞAHLAR:

II. Osman (Genç Osman) (1618–1622):



Ulema sınıfının yetkisini azaltarak, padişahın zamana göre yasaları koyabilme gücünü artırmak istedi. Bunların siyasetle uğraşmalarını ve devleti zayıflatmalarını önlemek istedi.



Kapıkulu Ocağını kaldırarak yerine Anadolu ve Suriye’deki Türklerden oluşan “milli bir ordu” kurmak ve yönetimi devşirmelerin etkisinden kurtarmak için başkenti tamamen Türk olan Anadolu’da birşehre taşımayı düşündü.

Saray geleneklerini değiştirmek istedi. Ancak niyetlerini fark eden yeniçeriler tarafından tahttan indirilerek öldürüldü.



Yeniçeriler tarafından öldürülen ilk padişahtır.

IV. Murat(1623–1640):12 yaşındayken tahta geçti. İktidarının ilk yıllarında yönetim saray kadınlarınınve Valide Kösem Sultan’ın elindeydi. 22 yaşına geldiğinde otoritesini sağlayabildi. Şu ıslahatlarıyaptı:



Yeniçerileri itaat altına aldı

İsyanlar ve isyancılarla şiddetle mücadele etti.



İçki, tütün, meyhane ve gece sokağa çıkma yasağı uygulayarak asayişi sağladı.



Harcamaları kısıtlayarak, maliyeyi düzeltmeye çalıştı.



Devlet adamlarından neler yapılması gerektiğini bildiren raporlar vermelerini istedi.



ISLAHAT YAPAN SADRAZAMLAR:

Kuyucu Murat Paşa: I. Ahmet dönemi Sadrazamıdır. İsyanları şiddet ve baskı kullanarak bastırmıştır.

Tarhuncu Ahmet Paşa:IV. Mehmet Dönemi sadrazamıdır. Maliyeyi düzeltmeye çalıştı.(Öldürüldü)

prülüler Devri: IV. Mehmet Devrinde Köprülüler soyundan Köprülü Mehmet Paşa, Fazıl Ahmet Paşa, FazılMustafa Paşa ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sadrazam olmuşlardır. Köprülüsoyundan sadrazam olan ilk kişi Köprülü Mehmet Paşa’dır. Köprülü Mehmet Paşakendisinden önceki sadrazamların sonlarını çok iyi bildiği için padişaha bazışartlar ileri aşağıdaki koşullarla sadrazam olmayı kabul etmiştir:

a) Saray devlet işlerine karışmayacak

b) Devlet memurluklarına istediği kişileri atayabilecek.

c) Kendisi hakkında bir şikâyet olursa, savunması alınmadan görevden alınmayacak.



NOT: Köprülüler ordu ve maliyeyi düzeltmeye çalışmışlardır.



DURAKLAMA DEVRİ (17.YÜZYIL) ISLAHATLARININ GENEL KARAKTERİ VE SONUÇLARI:

1)- Bu yüzyılda isyanlar şiddet ve baskı ile önlenmeye çalışıldı.

2)- Devlet yapısında köklü değişimler yapılamadı. ( Dar kapsamlı ) Yapılmak istenenler de çıkar çevreleri tarafındanengellendi.

3)- Geçici olarak iyi sonuçlar verse bile kalıcı sonuçlar doğurmadı.

4)- Islahatlar kişilere bağlı kalmış, sistem haline getirilememiştir.

5)- Islahatlar geniş tabanın kabul edebileceği bir katılıma ulaşamamıştır.



GERİLEME DÖNEMİ( 1699–1792 )



Genel Durum:





XVIII. yy.da Osmanlı Devletinin izlediği genel dış politika, Karlofça ve İstanbul antlaşmalarıyla kaybedilen yerlerin geri alınması şeklindedir. Bu amaçla Rusya, Avusturya, Venedik ve İran'la savaşlar yapılmıştır

Avrupa'nın üstünlüğü kabul edilmiş, orduda modernleşme çalışmaları başlamıştır.



Avrupa'dan ilk teknik yenilikler alınmış, ilk kez Avrupa'ya elçiler gönderilmiştir.



Avrupalı devletlerin çekişmelerinden yararlanılarak denge politikası izlenmeye çalışılmıştır.



Osmanlı Devleti 17. yüzyılda en çok Avusturya ile savaşmıştı, 18. yüzyılda ise en çok Rusya ile savaşacaktır

Bu yüzyılda Osmanlı Devleti'nin toprak kaybı hızlanacak, Avrupa'nın bilim ve tekniği alınmaya çalışılsa da yeterli olmayacak, sonuçta Osmanlı Devleti Avrupa'nın üstünlüğünü kabul etmek zorunda kalacaktır.

18. YÜZYIL PADİŞAHLARI

1)- II. Mustafa (1695–1703) (IV. Mehmet'in oğlu)

2)- III. Ahmet (1703–1730) (IV. Mehmet'in oğlu)

3)- I. Mahmut (1730–1754) (II. Mustafa'nın oğlu)

4)- III. Osman (1754–1757) (II. Mustafa'nın oğlu

5)- III. Mustafa (1757–1774) (III. Ahmet’in oğlu)

6)- I. Abdülhamit (1774–1789) (III. Ahmet’in oğlu)

7)- III. Selim (1789–1807) (III. Mustafa’nın oğlu)


III. AHMET DÖNEMİ (1703–1730)



KARLOFÇA'DA KAYBEDİLEN YERLERİ KURTARMA ÇABALARI:



1)- PRUT SAVAŞI (1711)

Gelişmeler:

Ruslar (Çar Deli Petro) denizlere inme politikasının sonucu olarak Baltık Denizi kıyıları için İSVEÇ ile savaşmış, Ruslara yenilen İsveç kralı “DEMİRBAŞ ŞARL” Osmanlı Devletine sığınmıştı

Sebepler

İsveçlileri takip eden Rus kuvvetlerinin Osmanlı topraklarına girerek tahrip etmeleri

Osmanlı Devletinin 1700 İstanbul Antlaşmasında Ruslara verdiği AZAK Kalesi’ni geri almak istemesi



Rusya’nın Osmanlı Ortodokslarını ayaklanmaya teşvik etmesi.

1711 yılında Baltacı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Rus ordusunu yendi.

Sonuç: Prut Antlaşması İmzalandı.(1711) Maddeleri:

1- Ruslar Azak Kalesini geri verecek ve İstanbul’da elçi bulunduramayacaklardı.

2- İsveç Kralı ülkesine rahatça geri dönebilecekti.

3- Ruslar Kırım ve Lehistan işlerine karışmayacaklardı.



2)- OSMANLI-VENEDİK VE AVUSTURYA SAVAŞLARI (1715–1718)

Osmanlıların 1711’de Ruslardan Azak Kalesini geri almaları Karlofça’da kaybettiği diğer yerleri de geri almaları umudunu güçlendirdi. 1715’de Osmanlı Devleti Mora’yı Venediklilerden geri almak için savaşı başlattı. Osmanlı Devleti’nin Venediklilere karşı başarılar kazanması üzerine sıranın kendisine geldiğini gören Avusturya’da savaşa girdi.(1716) Ancak Osmanlı Devleti aynı başarıyı

Avusturya’ya karşı gösteremedi.

Sonuç: PASAROFÇA ANTLAŞMASI İmzalandı.(1718) Maddeleri:



Mora Osmanlılarda kalacak.



Osmanlı Devleti Belgrat’ı ve Eflâk’ın bir bölümünü Avusturya’ya verdi.

NOT: Osmanlı Devleti Pasarofça Antlaşmasından sonra Avrupa’daki olaylardan uzak kalarak bir barış siyaseti izledi. 1718–1730 yılları arasındaki bu döneme LALE DEVRİ denir.

I. MAHMUT DÖNEMİ (1730–1754)



SAVAŞLAR:



1)- 1736–1739 OSMANLI- AVUSTURYA+RUSYA SAVAŞLARI:

Sebep: Rusya ve Avusturya’nın Osmanlı’ya karşı ittifak kurmaları ve Rusların Azak kalesini ele geçirmeleri.

Savaş: 1736’da Rusya ile başlayan savaşa Avusturya’da katıldı. Osmanlı Devleti iki devlete karşı da başarılar kazandı.

Sonuç: Her iki Devlet ile Osmanlı Devleti arasında BELGRAT ANTLAŞMALARI imzalandı. (1739)

Maddeleri:

1- Avusturya’dan Pasarofça antlaşmasıyla verilen yerler geri alındı.

2- Ruslar Azak Kalesini yıkmayı ve Azak Denizinde savaş ve ticaret gemisi bulundurmamayı kabul etti.



NOT: Belgrat Antlaşması Osmanlı Devletinin Batıda imzaladığı son KAZANÇLI antlaşmadır.

NOT: Belgrat antlaşmaları sırasında Fransa Osmanlıların lehine arabuluculuk yapmıştı. Bunun karşılığı olarak 1740 yılında I. Mahmut tarafından Fransa’ya verilen KAPİTÜLASYONLAR“sürekli” hale getirildi.



2)- OSMANLI-İRAN SAVAŞLARI:

1639 yılında imzalanan KASR-I ŞİRİN antlaşmasından sonra durulan Osmanlı-İran ilişkileri İran’daki

İç karışıklıklardan yararlanmak isteyen Osmanlıların İran’a saldırmasıyla yeniden bozulmuş, zaman

zaman süren savaşlardan kalıcı bir sonuç elde edilememiştir. 1746 yılında Kasr-ı Şirin Antlaşmasındaki sınırlar kabul edilerek savaşlara son verilmiştir.



III. OSMAN DÖNEMİ (1754–1757)

III. Osman döneminde önemli bir siyasal gelişme olmamıştır.

III. MUSTAFA DÖNEMİ (1757–1774)



1768–1774 OSMANLI-RUS SAVAŞI

Sebep:Rusların Lehistan içişlerine karışarak, kral seçimine müdahale etmeleri üzerine Lehistan halkı yeni krala isyan ederek karşı çıkmış, bunun üzerine Ruslar isyancı Lehlileri yenerek, Osmanlı topraklarına kadar kovaladılar. Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş açtı.(1768)

NOT: Lehistan'ın bağımsız kalması Osmanlı Devleti için çok önemliydi. Çünkü Lehistan Osmanlı Devleti ile Rusya arasında “tampon devlet” durumundaydı.

Savaş: Rus Ordusu Kırım’ı işgal etti, Eflak ve Boğdan’ı ele geçirdi. Baltık Denizinden Akdeniz’e geçen Rus donanması 1770 yılında ÇEŞME limanında Osmanlı Donanmasını yaktı.

Ruslara karşı alınan yenilgiler üzerine III. Mustafa üzüntüsünden öldü.

Sonuç: Ruslarla “Küçük Kaynarca Antlaşması” imzalandı.(1774)



I.ABDÜLHAMİT DÖNEMİ ( 1774 – 1789 )



KÜÇÜK KAYNARCA ANTLAŞMASI (1774)

Maddeleri:

Kırım’a bağımsızlık verilecek, Kırım sadece dini bakımdan halifeye(padişah) bağlı kalacak.



Kılburun, Yenikale, Kerç ve Azak Kalesi Ruslara verilecek

Eflak-Boğdan, Ege adaları ve Gürcistan Osmanlılarda kalacak.

İngiltere ve Fransa’ya verilen Kapitülasyonlar Rusya’ya da verilecek.



Ruslar Osmanlı hâkimiyetindeki Ortodoksların koruyucusu (hamisi) olacak.

Ruslar İstanbul’da daimi bir elçi bulundurabileceklerdi.



Küçük Kaynarca’nın Önemi:

Küçük kaynarca’nın en önemli maddeleri Kırım’a bağımsızlık verilmesi ve Rusların Ortodoksların hamisi sayılması maddeleridir.

Kırım’a bağımsızlık verilmesiyle, Ruslar Kırım’ı ele geçirme konusunda önemli bir adım atmışlardır. Çok geçmeden, 1783 tarihinde Kırım’ı işgal ederek Rus topraklarına katmışlardır. Böylelikle Fatih döneminden beri devam eden Karadeniz’deki Türk egemenliği sona erecektir. Aynı zamanda halkı Müslüman olan ilk toprak kaybıdır.



Ruslar Osmanlı Ortodokslarının koruyucusu olmaları ile Osmanlı Devletinin iç işlerine sık sık karışacaklar, böylelikle Balkan milletleri üzerinde etkili olacaklardır.

Not: Bu antlaşmadan sonra Osmanlı Devletine " Hasta Adam " denilmeye başlanmıştır.

Bu antlaşmadan sonra Rusya Kırım'ın içişlerine karışmaya başlamış, kendi taraftarı olan Şahin Giray'ı Han seçtirmiştir.

Osmanlı devletinin buna itirazı ve Fransa'nın araya girmesiyle "Aynalıkavak Sözleşmesi" yapılmıştır.

Rusya 1783 ' te Kırım' ı resmen işgal ederek kendi sınırları içine kattı.



1787–1792 OSMANLI-RUSYA+AVUSTURYA SAVAŞLARI:

Sebepler:

1- Osmanlı Devleti’nin Kırım’ın Ruslar tarafından işgalini unutamaması.

2- Rusya ve Avusturya Osmanlı Devletinin Balkan topraklarını paylaşma konusunda anlaştılar. Anlaşmaya göre eğer İstanbul alınırsa “Bizans İmparatorluğu” yeniden kurulacaktı.

Savaş:

Anlaşmayı haber alan Osmanlı Devleti zaten Kırım’ın acısını unutamadığından Rusya’ya savaş ilan etti. Avusturya’da savaşa katılınca Osmanlı Devleti her ikisine karşı savaşmak zorunda kaldı. I.Abdülhamit ölmüş yerine III. Selim geçmiştir.

III. SELİM DÖNEMİ ( 1789 – 1807 )

Sonuç:

Avusturya Osmanlı Devletiyle ZİŞTOVİ ANTLAŞMASI’nı imzalayarak (1791) Rusya’yı yalnız bıraktı.

Çünkü: Avusturya, bu sırada çıkan Fransız İhtilalinden olumsuz şekilde etkilenmişti.

NOT: Ziştovi Antlaşmasıyla Avusturya savaştan önceki sınırlarına çekildi. Bundan sonra Avusturya ile

Osmanlı Devleti arasında ciddi bir savaş olmamış, hatta I. Dünya Savaşında Osmanlı Devletiyle birlikte savaşmıştır.

NOT: Fransız İhtilalinin yaydığı “Milliyetçilik” akımından en çok etkilenen iki devlet Avusturya-Macaristan İmp. ve Osmanlı İmparatorluğu’dur.

Ziştovi Antlaşmasından sonra tek başına kalan Rusya ile savaş 1792’ye kadar sürdü. Sonuçta YAŞ

ANTLAŞMASI imzalandı.(1792)



Yaş Antlaşması ile Osmanlı Devleti Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul etti.

Yaş Antlaşması Osmanlı Devletinin Dağılma Döneminin başlangıcı sayılır.

1798–1801 OSMANLI-FRANSA SAVAŞI (Mısır’ın İşgali)

SEBEPLER:

1789 yılında Fransız İhtilali meydana gelmişti. Fransa Arnavutluk’taki bazı kıyıları ele geçirince Osmanlı Devleti ile komşu oldu. Fransızlar hem Osmanlı’nın Balkan Milletlerini bağımsız olmaya teşvik ediyor, hem de sömürgecilik faaliyetine başlıyorlardı. 1798 yılında NAPOLYON BONAPART Mısır’ı işgal etti. Amacı hem Osmanlı topraklarından pay almak, hem de İngiltere’nin Hindistan’la olan bağlantısını kesmekti.

SONUÇ:

İngiltere ve Rusya Osmanlı Devleti’nin yanında yer aldılar. Yeni kurulan “Nizam-ı Cedit” ordusu AKKA

KALESİ önünde Napolyon’u yendi.

NOT: Bu Napolyon’un ilk yenilgisi, Nizam-ı Cedit’in ise ilk ve son başarısıydı. Fransa 1801’de imzalanan EL-ARİŞ Antlaşmasıyla Mısır’dan geri çekilmek zorunda kaldı.



18. YÜZYIL ISLAHAT HAREKETLERİ

AÇIKLAMA:

17. yüzyılda II. Osman(1618–1622), IV. Murat(1623–1640), Kuyucu Murat Paşa, Tarhuncu Ahmet Paşa ve Köprülüler sülalesinden sadrazamların ıslahatlar yapmışlardı. Daha çok iç isyanları bastırmak, asayişi sağlamak, devlet otoritesini yeniden kurmak, maliyeyi düzeltmek, Tımar sistemini düzeltmek ve Kapıkulu ocaklarını ıslah etmek şeklinde gelişen bu ıslahatlar genel olarak yüzeysel kaldığından istenen sonuçlara tam olarak ulaşılamamıştır. Daha çok eski devirlerdeki uygulamaların devamı şeklinde olan ve çok sert tedbirlerle kötülükleri önleme düşüncesine dayanan bu ıslahatlar kalıcı sonuçlar getirmedi. Devletin eski gücüne ulaşmasını sağlayamadı.

18. YÜZYIL ISLAHATLARININ GENEL KARAKTERİ:

18. yüzyılda daha köklü değişikliklere ihtiyaç duyuldu. Avrupa’nın askeri ve teknik üstünlüğü görüldü ve kabul edildi. Bu yönde gelişme sağlanmaya çalışıldı. Bu yüzyıldaki Islahatları şöyle sıralayabiliriz:



1)-LALE DEVRİ ISLAHATLARI(1718–1730):

1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşmasından 1730 yılındaki “Patrona Halil İsyanı”na kadar geçen döneme Lale Devri denir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır.

Lale Devrinin Özellikleri:

Bu dönemde Avrupa ile savaş yaşanmamış, barış içinde yaşamak fikri ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti Avrupa’yı daha iyi tanıyabilmek için Paris, Londra gibi şehirlere elçiler göndermiştir. Bu devirdeki diğer yenilikler ve ıslahatlar şunlardır:



Matbaa kuruldu. (Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika tarafından 1727’de İstanbul’da kuruldu.

Matbaada basılan ilk eser Vankulu Lügatı’dır.

Yeniçerilerden bir itfaiye bölüğü oluşturuldu.

Yalova’da kâğıt, İstanbul’da kumaş ve çini fabrikaları kuruldu.

Yeni Kütüphaneler açıldı. Doğu ve batı eserleri tercüme edildi.



Çiçek aşısı yaygınlık kazandı.

Lağımcı ve Humbaracı ocaklarında ıslahatlar yapıldı.



Mimarlık, resim ve minyatür sanatları gelişti.



2)- I.MAHMUT DEVRİ ISLAHATLARI(1730–1754)

Patrona Halil İsyanı sonucu Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ve yakınları öldürüldü. Padişah III.

Ahmet tahttan indirildi, yerine I. Mahmut getirildi.

Humbaracı Ahmet Paşa, Topçu ve Humbaracı ocaklarında ıslahatlar yaptı.

Üsküdar’da KARA MÜHENDİSHANESİ (Mühendishane-i Berri Hümayun) adlı bir subay okulu açıldı.



3- III. MUSTAFA DEVRİ ISLAHATLARI (1757–1774):





“Baron Dö Tot” Sürat topçuları adlı bir birlik kurdu, topçu ve istihkâm sınıflarını yetiştirdi

Hendesehane adlı okulda denizcilik ve topçuluk eğitimi verildi. (Mühendishane-i Bahri Hümayun)

Maliyede düzenlemeler yapıldı.



4)- I.ABDÜLHAMİT DEVRİ ISLAHATLARI (1774–1789):

III. Mustafa’nın ölümüyle yerine I.Abdülhamit geçti.



İstanbul’da bir istihkâm okulu açıldı.

Maliye’de ve askeri alanda ıslahatlara devam edildi.



4)- III. SELİM DEVRİ ISLAHATLARI (1789 - 1807)

III. Selim Döneminde yapılan Islahatlara genel olarak Nizam-ı Cedit(Yeni Düzen) denilmiştir.



Nizam-ı Cedit Ordusunu kurarak, yeniçeri ocağını geri plana düşürdü.

Islahat hareketlerine ve Nizam-ı Cedit ordusuna gelir sağlamak amacıyla İRAD-I CEDİT adıyla yeni bir hazine kurdu.

Kara ve deniz mühendishaneleri genişletildi.

Yeniçeri ve diğer Kapıkulu Ocakları düzene sokuldu.

Tersaneler yenilendi, modern toplar döküldü.

Avrupa’daki gelişmeleri öğrenmek için Paris, Londra, Viyana ve Berlin’de devamlı elçilikler açıldı

İlmiye sınıfında ve devlet dairelerinde düzenlemeler yapıldı.





DAĞILMA DÖNEMİ(1792 – 1922)


Osmanlılarda 1792 Yaş antlaşmasıyla başlayan, 1 Kasım 1922 'de Saltanatın kaldırılmasına kadarki geçen döneme Dağılma, Parçalanma ve Çöküş dönemi denilmektedir.

Bu Dönemde İzlenen Politika:

1. Fetih siyasetinden vazgeçilerek, devletin topraklarını ( sınırlarını ) koruma politikası izlenmiştir.

2. Halkın sosyal yapısında ıslahatlar yapılmıştır.

3. Gerileme döneminde başlayan denge politikasına devam edilmiştir.

4. Rusya'nın yayılma çabalarına karşılık, diğer devletlerin desteği sağlanmaya çalışılmıştır.

5. Yapıyı çağdaşlaştırma ve batılılaşma çabaları görülür.

III. SELİM DÖNEMİ ( 1789 - 1807 )

1. Döneminde yapılan Yenilikler;


  • Devletin gidişi hakkında devlet adamlarından rapor istendi.

  • Avrupa tarzı eğitim veren "Nizam-ı Cedit " adında askeri ocak kurdu.

  • Askeri ocağın giderlerini karşılamak amacıyla, "İrad-ı Cedit" adlı bir hazine oluşturdu.

  • "Mühendishane-i Berr-i Hümayun" adlı, kara topçu okulu açıldı.

  • Avrupa'dan çok sayıda mühendis ve uzman getirildi.

  • Avrupa'da daimi elçilikler kuruldu.

  • Okullarda yabancı dil ( Fransızca), bu dönemde okutulmaya başlandı.

  • Halk yerli malı kullanmaya özendirildi.


2. Fransa'nın Mısır'a Saldırması ( 1798- 1801 ) :

Nedenleri:


  • Mısır'ı ele geçirerek, İngiltere’nin sömürge bağlantılarını kesmek

  • Osmanlı devletinden pay kapmak

  • Akdeniz'de Fransız gücünü, egemenliğini artırmak

  • Mısır'ın ekonomik kaynaklarından yararlanmak.


Gelişme:

Napolyon Tulon'dan hareket ederek, İskenderiye'ye çıkmış, Mısır'daki Osmanlı kuvvetlerini yenilgiye uğratarak, Kahire'ye girmiştir. Fransa ile savaş halinde bulunan İngiltere ve Rusya’nın, Osmanlı Devletine yardım teklifi üzerine bağlaşma kuruldu. Rus ve İngiliz donamaları, Akdeniz'e açıldılar. Ruslar egedeki bazı adaları geçici olarak ele geçirdiler, Amiral Nelson komutasındaki İngiliz donanması, İskenderiye yakınlarındaki "Abukır" da, Fransız donanmasına baskın yaparak, gemileri yaktı. Napolyon Osmanlı Devletini barışa zorlamak amacıyla, Suriye üzerine yürümüş, Akka kalesini kuşatmış, fakat "Cezzar Ahmet Paşa" komutasındaki "Nizam-ı Cedit " askerlerine yenilmiştir. Napolyon bir süre sonra yerine vekil bırakarak Mısır'ı terk etti.

Sonuç:

El-Ariş Antlaşması ( 1801 ) : Fransızlar, Mısır’ı boşaltarak Osmanlı devletine teslim edecekler, buna karşılık İngilizler, gemileriyle Fransızları, Fransa' ya taşıyacaklardı.

3. Sırp İsyanı (1804) :

Sebepleri:

1)- Fransız İhtilalinin Milliyetçilik, bağımsızlık ve hürriyet gibi fikirlerinin Sırplar üzerinde etkili olması

2)- Savaşların Sırbistan toprakları üzerinde geçmesi ve bu savaşlar sırasında Sırbistan’ın sık sık el değiştirmesi

3)- Sırbistan’daki Yeniçerilerin olumsuz davranışları

4)- Rusya'nın kışkırtması

İsyan:

Bu sebeplerden dolayı 1804’de KARA YORGİ liderliğinde Sırplar ayaklandı.

* Osmanlı Devletinde “Milliyetçilik” akımı neticesinde ayaklanan ilk topluluk Sırplar’dır.

Sırplarla İlgili Antlaşmalar:

1)- 1806–1812 Osmanlı Rus Savaşı sonucunda Ruslarla imzalanan BÜKREŞ ANTLAŞMASI’NDA Sırplara bazı haklar verildi.

2)- 1828–1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda Ruslarla imzalanan EDİRNE ANTLAŞMASI’NDA Sırplara özerklik verildi.

3)- 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda imzalanan Ayestefanos ve BERLİN ANTLAŞMASI’NDA Sırbistan'a bağımsızlık verildi..



4. Kabakçı Mustafa İsyanı ( 1807 ) :


Nizam-ı Cedit askerlerinin varlığını kendileri için tehlikeli gören Yeniçeriler, Nizam-ı Cedit askerlerinin Tuna boylarına gönderilmesini fırsat bilerek ayaklandılar. III. Selim’i öldürerek, IV. Mustafa’yı padişah yaptılar, Nizam-ı Cedit ocağını kaldırdılar. Ancak, III. Selim’in dostu, Rusçuk ayanı "Alemdar Mustafa Paşa" İstanbul'a gelerek ayaklandırmayı bastırmış, IV. Mustafa’nın yerine II. Mahmut’u tahta çıkarmıştır.

II. MAHMUT DÖNEMİ (1808–1839)

1. Sened-i İttifak ( 1808 ) :II. Mahmut ile merkezi dinlemeyen eyalet valileri "ayanlar" arasında yapılan sözleşmedir. * İlk kez Osmanlı Sultanı'nın haklarına sınırlama getirilmiştir. Bu sözleşme ile Sultan, Ayanların varlığını ve haklarını tanıyacaktır. * Bu durum Osmanlı Sultanının ayanlara söz geçiremeyecek kadar zayıfladığını gösterir. Ayanlarda kendi bölgelerinden devletin asker ve vergi toplamasına yardım edecektir.

Not: Alemdar Mustafa Paşa, kaldırılan Nizam-ı Cedit Askeri ocağının yerine, Sekban-ı Cedit adında yeni bir askeri ocak kurdurmuştu. Ancak, yeniçeriler, Alemdar Mustafa Paşanın ölümüyle, bu askeri ocağın kaldırılmasıyla sonuçlanan bir ayaklanma yapmışlardır. ( Yeniçerilerin son ayaklanmasıdır.) ( 1808 )

2. Osmanlı - Rus Savaşı ( 1806 -1812 ) ve Bükreş Antlaşması :

Sebepler:

1)- Rusların Sırp isyanını desteklemesi ve Balkan Milletlerini kışkırtması.

2)- Rusya’nın Eflak-Boğdan’ı işgal etmesi.

Savaş:

• Rusların Eflak-Boğdan’ı işgal etmesi karşısında Fransa’nın etkisiyle Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş ilan etti. Osmanlı-Fransız yakınlaşması karşısında İngiltere, Rusya’nın yanında yer aldı.

• İngilizler Ruslara destek için donanmalarını İstanbul’a gönderdiler. İstanbul’a sadece denizden yapacakları bir saldırıyla başarılı olamayacaklarını anlayarak geri döndüler. Bu defa Mısır’a saldıran İngilizleri Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa püskürttü.

• Fransa 1807’de Rusya ile “Tilsit Antlaşmasını” imzalayarak, dostluk kurdu. Yalnız kalan Osmanlı Devleti İngiltere’ye yaklaştı. İngiltere ile “ Çanakkale (Kale-i Sultaniye)” antlaşmasını imzaladı.

• Bu arada Ruslar Osmanlı topraklarında ilerliyordu.

• Avrupa’da siyasi ortam yeniden değişti. Fransa ile Rusya’nın arası yeniden açıldı. Rusya’ya silahlarını çeviren Fransa bu defa Osmanlı Devleti’nin yanında yer aldı. Fransa’ya güvenemeyen Osmanlı Devleti Rusya ile BÜKREŞ ANTLAŞMASINI imzalayarak savaşı sona erdirdi.





Bükreş Antlaşması (1812) :


1)- Ruslar bu savaşta işgal ettikleri Eflak ve Boğdan'ı Osmanlı Devletine geri verdiler.

2)- Basarabya, Ruslara bırakıldı. Prut ırmağı iki devlet arasında sınır kabul edildi.

3)- Sırplara bazı ayrıcalıklar tanınacaktı.







3. Yunan İsyanı:

Sebepleri :

1)- Fransız ihtilalinin milliyetçilik, bağımsızlık gibi fikirlerinin etkisi

2)- Rusya’nın ve Avrupa Devletleri’nin kışkırtması

3)- 1804 de kurulan Etnik-i Eterya Cemiyeti’nin çalışmaları


İsyan: 1821’de
Mora’da başlayan isyan kısa sürede büyüdü. Osmanlı hükümeti Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’dan yardım istedi. M.Ali Paşa yardım karşılığında II. Mahmut’tan Mora ve Girit valiliklerinin kendisine verilmesini istedi. Osmanlı ve Mısır donanması isyanı bastırdı ve NAVARİN limanına çekildi. Yunan isyanının bastırılması Batılıların işine gelmedi. İngiltere, Fransa, Rusya ve Avusturya, Osmanlı devleti’ne kesin uyarı vererek Yunanistan’a bağımsızlık verilmesini istediler. Bu istek reddedilince Osmanlı ve Mısır donanmasını NAVARİN de yaktılar. Rusya Osmanlı Devletine savaş ilan etti.

NOT: Navarin olayı Osmanlı Donanmasının yaşadığı 4 felaketten biridir. Birincisi 1571 İnebahtı, İkincisi 1770 Çeşme, Üçüncüsü 1827 Navarin, Dördüncüsü 1853 Sinop’tur.





4. 1828–1829 Osmanlı-Rus Savaşı

Sebepleri :

1)- Rusların sıcak denizlere inmek istemesi

2)- Osmanlının Rusya’dan Navarin’de yakılan donanmanın zararını talep etmesi

3)- Osmanlı’nın Yunanlılar ve azınlıklarla ilgili Avrupa Devletlerinin ve Rusya’nın isteklerini reddetmesi.

Savaş :

Bu sebeplerle, Rusya’nın saldırısıyla savaş başladı. Ancak Osmanlı Devleti böyle bir savaşa hazır değildi ;

1)- Donanması Navarin’de yakılmıştı.

2)- 1826’da Yeniçeri Ocağı kaldırılmış, ASAKİR-İ MANSURE-İ MUHAMMEDİYE ordusu yeni kurulmuştu.

3)- Yunan ayaklanmasından dolayı bütün Avrupa Osmanlının karşısındaydı.

Sonuç: Rusların ilerleyerek doğuda Erzurum’a, batıda Edirne’ye kadar gelmeleri üzerine Osmanlı devleti barış istedi.


Edirne Antlaşması (1829). Maddeleri:


1)- Yunanistan'ın bağımsızlığı tanındı.

2)- Tuna ağzındaki adalar Ruslara bırakıldı. Buna karşılık, Eflak, Boğdan Osmanlılara geri verildi.

3)- Eflak, Boğdan ve Sırbistan'a ayrıcalıklar verilmesi kabul edildi.

4)- Doğu'da Anapa, Poti, Ahıska, Ahıkelk kaleleri Rusya'ya bırakıldı.

5)- Rus ticaret gemilerinin boğazlardan serbestçe geçmeleri kabul olundu.


6)- Rusya'ya 8,5 milyon lira savaş zarar ödentisi verildi.



NOT:
Osmanlı Devletinde bağımsızlığını elde eden ilk Hıristiyan azınlık YUNANİSTAN’DIR.


NOT: Osmanlının Yunan isyanı ve Rus savaşıyla uğraşmasını fırsat bilen Fransa 1830’ da CEZAYİR i işgal etti.



5. Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa'nın İsyanı :

Sebepleri :

1)- Yunan isyanının bastırılmasında II. Mahmut’a yardım eden Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya vaat edilen yerlerin verilmemesi

2)- Mehmet Ali Paşa’nın Navarin olayından sonra padişahtan izin almadan ordu ve donanmasını geri çekmesi.

3)- 1828 -1829 Osmanlı-Rus savaşında yardım istenildiği halde Mehmet Ali Paşa’nın yardım göndermemesi

Gelişme :

II. Mahmut Mehmet Ali Paşa’yı görevden almak için hazırlanırken Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa, üzerine gönderilen padişah kuvvetlerini yenerek Konya’ya ilerledi. Bu zor durum karşısında padişah yabancı devletlerden yardım istedi. İngiltere ve Fransa bu isteğe kayıtsız kaldılar. II. Mahmut son çare olarak (denize düşen yılana sarılır diyerek) Rusya’dan yardım istedi. Bir Rus donanması İstanbul boğazını geçerek Büyükdere önlerine demirledi. Osmanlı - Rus yakınlaşması İngiltere ve Fransa’yı telaşlandırdı. Hemen devreye girerek Mehmet Ali Paşa ya baskı yaptılar. Bunun üzerine Mehmet Ali Paşa ile II. Mahmut arasında KÜTAHYA ANTLAŞMASI imzalandı.(14 Mayıs 1833)



KÜTAHYA ANTLAŞMASI (14 Mayıs 1833)

1)- Mehmet Ali Paşa’ya Mısır ve Girit valiliklerine ek olarak Suriye valiliği de verilecek.

2)- Oğlu İbrahim Paşa’ya da Cidde valiliğine ek olarak Adana Valiliği verildi.

NOT: Bu antlaşma Mısır sorununu geçici olarak çözmüş fakat iki taraf ta bu anlaşmadan memnun olmamıştır.

NOT: Kütahya antlaşmasına rağmen kendisini güvende hissetmeyen II. Mahmut, Rusya'yla HÜNKÂR İSKELESİ antlaşmasını imzalamıştır.(1833)



HÜNKÂR İSKELESİ ANTLAŞMASI (8 Temmuz 1833)

1)- Osmanlılar ve Ruslar bir savaş zamanı birbirlerine yardım edeceklerdi.

2)- Osmanlı devletine bir düşman saldırırsa, Rusya asker ve donanma gönderecek Osmanlı Devletini koruyacaktı. Masrafları Osmanlı Devleti karşılayacaktı.

3)- Rusya bir saldırıya uğrarsa, Osmanlı devleti Rusya'ya asker ve donanma göndermeyecek, Çanakkale ve İstanbul boğazlarını kapatacaktı.


4)- Bu antlaşma 8 yıl yürürlükte kalacaktı.

ÖNEMİ:

1)- Rusya bu antlaşmayla boğazlar üzerinde büyük avantaj sağlayıp, Karadeniz'deki güvenliğini artırmış oldu.

2)- Bu antlaşmayla Boğazlar sorunu ortaya çıkmıştır.

3)- Bu antlaşma Osmanlının boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını, tek başına kullandığı son antlaşmadır.

NOT: Osmanlı Devleti Mısır ve Boğazlar meselesinde İngiltere’nin desteğini kazanmak için İngiltere ile 1838 BALTA LİMANI Antlaşmasını imzalamıştır. Bu antlaşma ile İngiltere'ye çok geniş ekonomik haklar verilmiş, Osmanlı ülkesinde tekel sistemi ve iç gümrük yönetimi kaldırılmış
böylece Osmanlı ekonomisinin çöküşü hızlanmıştır.

Kütahya antlaşması fazla uzun sürmedi. 1839’da Mehmet Ali Paşa bağımsızlığını ilan etti. Oğlu İbrahim Paşa, üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetlerini NİZİP’TE yendi. İngiltere ve Fransa Hünkâr İskelesi antlaşmasına dayanarak Rusya’nın boğazlara egemen olmasından çekindiklerinden, hemen devreye girerek MISIR konusunda Londra’da uluslararası bir konferans düzenlendi.

NOT: Nizip yenilgisi haberi İstanbul’a gelmeden II. Mahmut ölmüş, yerine Abdülmecid padişah olmuştur.


ABDÜLMECİT DÖNEMİ (1839–1861)




1. LONDRA KONFERANSI (1840) (Mısır'la İlgİlİ)

Katılan Devletler: İngiltere, Avusturya, Prusya, Rusya ve Osmanlı Devleti

Maddeleri:

1)- Mısır eyaleti hukuk bakımından Osmanlı Devletine bağlı kalacak, yönetimi Mehmet Ali Paşa ve oğullarına bırakılacaktı.

2)- Mısır, Osmanlı devletine yılda 80 bin kese vergi verecek ve Osmanlı Donanması geri gönderilecekti.

3)-Suriye, Adana ve Girit Osmanlı’ya geri verilecekti.

NOT: Bu anlaşmayla Mısır iç işlerinde serbest, dış işlerinde Osmanlı’ya bağlı imtiyazlı bir eyalet haline geldi.



2. LONDRA KONFERANSI (1841) (Boğazlarla İlgİlİ):

Hünkâr antlaşmasının süresi bitince Londra’da bir konferans toplandı. Toplantıya İngiltere, Rusya, Fransa, Avusturya, Prusya ve Osmanlı Devleti katıldılar.


Londra’da imzalanan boğazlar sözleşmesine göre;

1. Boğazlar Osmanlı Devleti’nin egemenliğinde olacak


2. Barış zamanında boğazlardan hiçbir yabancı savaş gemisi geçmeyecekti.

Önemi :

1)-Bu sözleşme ile boğazlar, devletlerarası bir statü kazandı.

2)-Osmanlının boğazlar üzerindeki hükümranlık haklarına kısıtlama getirilmiştir.

3)-Rusya boğazlar üzerindeki üstünlüğünü kaybederken, Fransa ve İngiltere Akdeniz'deki güvenliklerini artırmışlardır.



3. KIRIM SAVAŞI (1853 -1856)

Sebepleri :

1)- Rusya'nın Osmanlı Devleti üzerindeki emelleri. (Rusya Osmanlıyı HASTA ADAM olarak nitelendiriyor ve ölmeden topraklarının paylaşılmasını istiyordu. İngiltere Osmanlının toprak bütünlüğünden yana olduğunu belirterek bu isteği reddedince Rusya tek başına hareket etti.)

2)- Kutsal Yerler Meselesi: Rusya İstanbul’a bir elçi göndererek Ortodoks kilisesinin kutsal yerlerle ilgili isteklerinin onaylanmasını istemiş, Osmanlı bu isteği reddetmişti.

3)- Rusya’nın 1848 İhtilallerinin Avrupa’da meydana getirdiği karışıklıklardan yararlanmak istemesi.

Bu sebeplerden dolayı savaş Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1853’de başladı. Osmanlı donanması SİNOP’ ta Ruslar tarafından yakıldı. 1854’te İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti’nin yanında yer aldı. Sivastopol kalesi kuşatılarak alındı. Yenilen Rusya ile PARİS ANTLAŞMASI imzalandı.(1856)





NOT: Kırım Savaşında İngiltere, Fransa, Sardunya ve Piyomente Osmanlı Devletinin yanında savaşa girdi. Avusturya ise Eflak-Boğdan’ ı işgal ederek destek verdi.

NOT: Osmanlı Devleti ilk dış borcu Kırım savaşı sırasında İngiltere’den aldı. (1854)

NOT: Osmanlı Devleti Paris anlaşması sırasında Avrupalı devletlerin tam desteğini kazanmak için azınlıklara geniş haklar tanıyan ISLAHAT FERMANINI ilan etti.



PARİS ANTLAŞMASI (1856):
Katılan devletler: Osmanlı, Rusya, İngiltere, Fransa, Piemento, Sardunya, Avusturya ve Prusya

Maddeleri :

1)- Osmanlı Devleti bir Avrupa Devleti sayılacak ve toprakları Avrupa Devletlerinin koruyuculuğu altında kalacak.

* Bu madde Osmanlının egemenlik haklarına gölge düşürmesine rağmen, bir süre Rus tehlikesini ortadan kaldırmıştır.

2)- Karadeniz'in tarafsız bir deniz olması kabul olundu. Bu deniz bütün milletlerin savaş gemilerine kapalı, fakat ticaret gemilerine açık olacaktı.

3)- Osmanlı devleti ve Rusya bu denizde savaş gemisi bulundurmayacaklar ve Karadeniz kıyılarında tersane yaptırmayacaklardı.( Galip Osmanlı devletini, mağlup Rusya ile aynı duruma düşürmektedir.)


4)- Boğazlar 1841 ' de imzalanan Londra Sözleşmesine göre yönetilecekti.

5)- İki taraf ta savaşta almış oldukları yerleri geri vereceklerdi. Basarabya sınırı düzeltilecek, Rusya tarafından bırakılacak bir arazi Boğdan beyliğine verilecekti.

6)- Eflak ve Boğdan'a muhtarlık verilecek ve bu durum büyük devletlerin kefilliği ( Garantisi) altına alınacaktı.

7)- Tuna üzerinde ticaret gemileri, komisyon'un belirleyeceği esaslara göre serbest dolaşacaklardı.

8)- Osmanlı Devletinin konferans sırasında sunduğu, ıslahat fermanı dikkate alınacak, ancak bu fermana göre yapılacak ıslahata hiçbir devlet karışmayacaktı.



* Kırım Savaşına katılan İngiltere’nin en büyük kazancı Rusya’nın Karadeniz’deki tersane ve gemilerinin kaldırılmasıdır. Böylece Akdeniz’i tehdit edebilecek Rusya'nın etkinliğini kırmış, çıkarlarının devamını sağlamıştır.

* Kırım Savaşından sonra Rusya sıcak denizlere inmek için başka bir yol arayarak Balkanlarda PANSLAVİZM politikasına ağırlık vermiştir.

* Osmanlı Devleti Savaşı kazanmasına rağmen anlaşmanın Karadeniz’le ilgili maddesi ve Islahat yapma zorunluluğu anlaşmanın olumsuz yönleridir.



KIRIM SAVAŞININ ÖNEMİ:


1)-Avrupalılar ilk defa Kırım savaşında Osmanlı Devletine tam destek verdiler.

2)-Osmanlı Devleti İlk defa dış borç aldı.

3)-Osmanlı Donanması 4. kez Sinop’ta yakıldı. (İnebahtı, Çeşme, Navarin ve Sinop)

4)-Osmanlı Devleti Islahat Fermanını yayınladı.


ABDÜLAZİZ DÖNEMİ (1861–1876)



Bu Dönemde olan önemli olaylar:



1)- Rusya'nın Balkanlarda Panslavizm idealini yaymaya başlamasıyla isyanlar başlamıştır.

(Sırp, Karadağ, Bosna-Hersek, Romen(Eflak-Boğdan) ve Bulgar isyanları ortaya çıkarak “Balkan Bunalımı”na zemin hazırlandı.


2)- Fransa'nın etkisiyle "Galatasaray Lisesi" açıldı.

3)- Dolmabahçe sarayının yapımı tamamlandı.

4)- İlk Osmanlı Üniversitesi olan "Darülfünun" açıldı.

5)- Yurt dışına geziye giden ilk Osmanlı padişahıdır. ( Fransa'ya)

6)- Mısır Hidivi (valisi) İsmail Paşa’nın gayretleri ve Fransa’nın desteğiyle 1869’da Süveyş Kanalı

açılmış, böylece coğrafi keşiflerle önemini yitiren Mısır ve Akdeniz ticareti yeniden canlanmıştır.


* Bu durum Avrupalı devletlerin Mısıra sahip olma arzunu artırmıştır.

7)- Girit’teki Rumlar ayaklanarak Yunanistan’a bağlanmak istediler. Avrupalıların duruma müdahalesiyle

Osmanlı Devleti HALEPA FERMANI’nı ilan etmiş ve Giritlilere vergi muafiyeti getirilmiştir.

8)- Bulgar Kilisesine özerklik verildi. ( Bulgaristan'ın bağımsızlığına yol açabilecek bir gelişmedir)


9)- Büyük paralar harcanarak dünyanın üçüncü büyük donanma gücü oluşturulmuş ancak yararlanılamamıştır.

10)-Avrupalı Devletler azınlıklarla ilgili ağır istek ve tehditlerden oluşan BERLİN MEMORandUM’UNU ilan ettiler.

11)-Avrupa'da önemli gelişmeler görülmüş, İtalya (1870), ve Almanya (1871) siyasi birliklerini tamamlayarak siyasi güç olarak ortaya çıktılar.

12)-Abdülaziz, Meşrutiyeti ilan etmemekte direnince, GENÇ OSMANLILAR tarafından tahttan indirilmiş, yerine V.MURAT getirilmiştir. * Bu olay Osmanlılarda yenilik taraftarlarının güçlendiğinin göstergesidir

V. MURAT DÖNEMİ ( 1876 )

V. Murat Abdülaziz’in tahttan indirilmesi sonucu padişah oldu.(1876) Ancak sağlığının yerinde

olmadığı görüldü. 3 aylık bir dönem sonunda, başta Mithat Paşa olmak üzere önde gelen devlet adamları

V. Murat’ın yerine Meşrutiyeti ilan etme sözü veren II. Abdülhamit’i tahta çıkardılar.




II. ABDÜLHAMİT DÖNEMİ (1876–1909)




1. I. Meşrutiyetin ilanı (1876)

Padişah: II. Abdülhamit

İlanda Etkili Olan Grup: Jön Türkler (Genç Osmanlılar)

Savundukları Düşünce: Osmanlıcılık

Meşrutiyet: Krallık yâda padişahlıkla yönetilen ülkelerde kralın yanında bir meclisin (parlamento) ve anayasa'nın bulunmasıdır.



Meşrutiyeti ilan etmeye söz veren Sultan II. Abdülhamit verdiği sözü yerine getirerek Mithat ve Sait

Paşaların hazırladığı KANUN-İ ESASİ’Yİ (anayasa) kabul ederek Meşrutiyeti ilan etmiştir. (23 Aralık 1876)



2. İstanbul ( Tersane ) Konferansı (1876) :
( Osmanlı Devleti, İngiltere, Rusya, Fransa, Avusturya ve İtalya arasında )

Rusya'nın Panislavist politikasıyla Osmanlı Devleti üzerinde baskı kurmaya başlaması İngiltere’nin çıkarlarına aykırıydı. Bu yüzden İngiltere Balkan Milletlerinin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla İstanbul’da Milletlerarası bir konferansın toplanmasını sağladı. İstanbul Konferansı çalışmalarına başladığı sırada Osmanlı Devleti I.Meşrutiyeti ilan ederek konferansı etkisiz hale getirmeye çalıştı.

Çünkü meşrutiyet rejimi içinde Osmanlı vatandaşı olan Yahudi ve Hıristiyanlar da Meclisi Mebusan'a temsilci göndererek yönetime katılabilecek ve haklarını arayabileceklerdi. Bu yüzden Osmanlının Balkanlar’da ıslahat yapmasına artık gerek yoktu. Ancak Avrupa Devletleri bunu ciddiye almadılar ve konferansta aşağıdaki kararları aldılar. Tersane Konferansı Kararları:

1)- Sırbistan ve Karadağ'dan Türk askerleri çekilecek

2)- Bulgaristan'ın doğu ve batı olarak iki eyalete ayrılmasına ve Bosna-Hersek'le birlikte özerklik verilecek.

Osmanlı Devleti bu kararları kabul etmeyince konferans dağılmış ve daha sonra Londra’da tekrar bir araya gelen Avrupa Devletleri benzer kararlar alarak Osmanlı’nın bu kararlara uymasını istemişlerdir.



3. 1877- 1878 Osmanlı - Rus Savaşı ( 93 Harbi )

Sebepleri :

1)- İstanbul (Tersane) ve Londra Konferansı kararlarının Osmanlı tarafından kabul edilmemesi

2)- Rusya’nın Panslavist politikası ve sıcak denizlere inme çabası


3)- Rusya'nın 1856 Paris antlaşmasıyla Osmanlı devleti üzerindeki kaybettiği hakları geri almak istemesi.



Rusya bu sebeplerden birincisini gerekçe göstererek Osmanlı Devletine savaş ilan etti. Ruslar doğuda Erzurum’a kadar ilerlediler. Rus ordusu AZİZİYE Tabyalarında "Gazi Ahmet Muhtar Paşa" tarafından durduruldu. Balkanlarda ise Ruslar Tuna’yı aşıp PLEVNE önlerine geldiler. Plevne’de " Gazi Osman Paşa " önemli başarılar kazandı. Ancak daha sonra Plevne düştü. Ruslar Edirne’yi alarak Çatalca önlerine kadar geldiler.
Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kaldı.



4. Ayestefanos ( Yeşilköy ) Antlaşması (3 MART 1878) Maddeleri :





1)- Sırbistan, Karadağ ve Romanya tam bağımsız olacak ve sınırları genişletilecek.

2)- Büyük bir Bulgaristan krallığı kurulacak.

3)- Batum, Kars, Ardahan ve Doğu Beyazıt Ruslara verilecek.

4)- Girit ve ERMENİLERİN oturduğu yerlerde ıslahat yapılacak.

5)- Bosna-Hersek’ e özerklik verilecek.

6)- Teselya Yunanistan’a verilecek.

7)- Osmanlı Rusya ya 30 milyon altın savaş tazminatı ödeyecek.



NOT: Bu anlaşma Rusya’ya sıcak denizlere inme konusunda Balkan ve Doğu koridorunu açmıştır. Bu durum Avrupa devletlerin tepkisine neden olmuş, Rusya yeni bir savaşı göze alamadığından BERLİN’de bir kongre toplanmasını kabul etmiştir.

NOT: Ayestefanos ( Yeşilköy ) Antlaşması yürürlüğe girmemiş, bunun yerine Berlin antlaşması imzalanmıştır.



5. Berlin Kongresi ve Berlin Antlaşması (13 Temmuz 1878):


Kongreye Katılan Devletler: Osmanlı, Rusya, İngiltere, Fransa, Avusturya, İtalya ve Almanya.

NOT: Bu sırada İngiltere, Osmanlı Devletine KIBRIS’ ın kendisine bir ÜS olarak verilmesi durumunda kongrede Osmanlı Devletini savunacağını söyledi. Osmanlı İngiltere’nin bu isteğini kabul etmek zorunda kaldı.

Maddeleri :

1)- Ayestefanos Antlaşmasıyla kurulan BULGAR KRALLIĞI üçe ayrıldı:

a)-Asıl Bulgaristan: Osmanlı Devletine vergi veren bir prenslik haline getirildi.

b)-Makedonya: Islahat yapılmak şartıyla Osmanlıya bırakıldı.

c)-Doğu Rumeli: Osmanlıya bağlı kalacak, ancak hırıstiyan bir vali tarafından yönetilecek.

2)-Sırbistan, Romanya, Karadağ bağımsız olacak.

3)-Bosna-Hersek Osmanlı toprağı sayılacak, yönetimi geçici olarak Avusturya’ya bırakılacak.

4)-Kars, Ardahan ve Batum Ruslara, Doğu Beyazıt Osmanlı’ya verilecek.

5)-Teselya Yunanistan’a verilecek.

6)-Ermenilerin oturduğu yerlerde ve Girit adasında ıslahatlar yapılacak.


7)-Osmanlı Rusya’ya 60 milyon altın savaş tazminatı verecek.

Önemi :

1)- Osmanlı’nın dağılma süreci hızlandı.

2)- Bu antlaşma ile İngiltere de Osmanlı topraklarının parçalanmasına katıldı. Bu yüzden Osmanlının dış politikasında İngiltere’den boşalan yeri ALMANYA almaya başladı.

3)- Ermeni Meselesi ilk defa uluslararası bir antlaşmada yer almış, Ermeni Meselesi Ermenilerin değil Osmanlı’yı parçalamak isteyen devletlerin meselesi olarak ortaya çıkmıştır. Berlin Antlaşması, Ermeni Meselesinin Başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

4)- Osmanlı Devletinin 19. yy.da en çok toprak kaybettiği antlaşmadır.

5)- Anlaşmadan en karlı çıkan, Bosna Hersek üzerinde haklar elde eden Avusturya ve Kıbrıs'ı üs olarak alan İngiltere’dir.

6. Berlin Antlaşması Sonrası Gelişmeler:

  • II. Abdülhamit 1877 -78 Osmanlı-Rus Savaşını bahane ederek, parlamentoyu kapatmış ve Meşrutiyet rejimini yürürlükten kaldırmıştır.

  • Donanma, Haliç’te çürümeye terkedilmiştir. ( II. Abdülhamit kendisine suikast yapılmasından korkuyordu)

  • Mecelle ( Medeni Kanun ) yeniden düzenlendi.

  • Almanlara Bağdat Demiryolunu yapma hakkı verildi.

  • Kıbrıs'ın İngilizlere Üs olarak verilmesi ( 1878 ) : Berlin kongresi sırasında Osmanlının çıkarlarını savunması karşılığı İngiltere’ye Kıbrıs’ta üs kurma sözü verilmişti. Berlin Antlaşmasından sonra KIBRIS üs olarak İngilizlere verildi.(1878)

    NOT: İngiltere böylelikle Süveyş kanalını kontrol etme imkânına kavuşmuştur. Osmanlının I.Dünya

    savaşına girmesiyle İngiltere, Kıbrıs’ı toprakların kattığını açıkladı.

  • Düyun-u Umumiye İdaresinin Kurulması ( 1881): Osmanlı Devleti dış borç ve faizlerini ödeyemeyince alacaklı devletler bu idareyi kurmuşlardır. Bu idare dış borçları doğrudan toplamak suretiyle kurulan yabancı bir mali kontroldü. Bu da Osmanlı Devletinin ekonomik bağımsızlığına gölge düşürmüştür.

  • Tunus'un Fransızlar Tarafından İşgali (1881): Fransa’nın Tunus’u işgalini Osmanlı Devleti sadece protesto edebilmiştir. (Fransa hatırlanacağı gibi 1830 yılında da Cezayir’i işgal etmişti.)

  • Mısır'ın İngilizler Tarafından İşgali (1882): İngilizler Süveyş Kanalının açılmasıyla önemi daha da artan MISIR’ı 1882’de işgal ettiler.

  • Doğu Rumeli’nin Bulgar Prensliği İle Birleşmesi (1885): Doğu Rumeli Bulgarlarının Bulgar Prensliği ile birleşmek için ayaklanmaları sonucu yapılan görüşmelerde Osmanlı Devleti bu bölgenin Bulgar Prensliğine bağlanmasını kabul etti.

  • Girit Sorunu Ve Osmanlı-Yunan Savaşı: Yunanistan’ın Girit'in iç işlerine karışması ve burada çıkan ayaklanmayı desteklemesi sonucu OSMANLI-YUNAN savaşı çıktı.

    Yapılan DÖMEKE MEYDAN SAVAŞINI kazanan Osmanlı kuvvetlerine Atina yolu açıldı. Ancak Avrupa Devletlerinin müdahale etmesi üzerine İSTANBUL ANTLAŞMASI imzalandı.(1897)

    Buna göre Girit’e özerklik verilmiş, ayrıca yönetimi Yunanlı bir Prense verilmiştir.

    NOT: Bu antlaşma ile Girit'in yönetimi elimizden çıkmış, II. Meşrutiyet sırasında Girit Yunanistan tarafından işgal edilmiş, Balkan Savaşı sonucu imzalanan Atina Antlaşmasıyla da Girit’in Yunanistan’a ait olduğu kabul edilmiştir.

  • Bosna- Hersek'in Avusturya'ya Bağlanması (1908): Berlin Antlaşmasında Bosna Hersek’ in yönetimi geçici olarak Avusturya ya bırakılmıştı. II. Meşrutiyetin ilanı sırasında Avusturya Bosna-Hersek ’i topraklarına kattığını açıkladı. Osmanlı bu durumu kabul etmek zorunda kaldı.

  • Bulgaristan'ın Bağımsızlığını Kazanması (1908): II. Meşrutiyetin ilanı ile oluşan karışıklıklardan yararlanan Bulgarlar bağımsızlıklarını ilan ettiler. Rusya’nın araya girmesiyle Osmanlı Devleti bu durumu kabul etmek zorunda kaldı.

  • II. Meşrutiyet'in İlanı (1908):

    İlanında Etkili Olan Grup: İttihat ve Terakki

    Savunulan Düşünce: Türkçülük

    14 Şubat 1878’de Sultan Abdülhamit’in meclisi kapatmasıyla şahsi idare dönemi başlamış ve 1908 yılına kadar 30 yıl sürmüştür. Bu dönem içinde Sultan Abdülhamit’e karşı olanlar, meşrutiyeti yeniden ilan etmek amacıyla bir takım cemiyetler kurmuşlardır. Bu cemiyetler içinde en önemlisi "İttihat ve Terakki Cemiyeti"dir. Selanik’te İttihat ve Terakki yanlısı subayların ayaklanması sonucu II. Abdülhamit meşrutiyeti tekrar ilan etmiştir.(1908) II. Meşrutiyetin ilanı sorunları çözmeye yetmedi. İçte ve dışta yeni sorunlar çıktı. Bu dönemde kurulan siyasi partilerin mevcudiyeti partizan çekişmeleri yarattı.

  • 31 Mart Olayı (13 NİSAN 1909): İstanbul’da AVCI TABURLARININ başlattığı meşrutiyet karşıtı ayaklanmadır.

    31 Mart Olayının Sonuçları:

    1)- Mahmut Şevket Paşa komutasındaki HAREKET ORDUSU İstanbul’a gelerek ayaklanmayı bastırmıştır. (M.Kemal bu orduda kolağasıdır.)

    2)- II. Abdülhamit tahttan indirilmiştir. Yerine V.Mehmet Reşat padişahlığa getirilmiştir.

    3)- Kanun-i Esasinin bazı maddeleri değiştirilmiştir.

    NOT: II. Abdülhamit’in tahttan indirilmesiyle Osmanlı Devleti Yönetiminde İTTİHAT VE TERAKKİ DÖNEMİ başlamış, bu dönem 1918’de imzalanan Mondros ateşkes Antlaşmasına kadar sürmüştür. Bu geçen 9 yıl içinde Osmanlı Devleti Trablusgarp, Balkan ve I.Dünya Savaşlarını yaşamış ve çok ağır yenilgiler almıştır.
    V. MEHMET DÖNEMİ (1909 -1918)


1.TRABLUSGARP SAVAŞI ( 1911–1912 ) Nedenleri:

  • İtalya'nın sömürge arayışı.

  • Trablusgarp'ın savunmasının zayıf olması.

  • İtalya'ya yakın oluşu.


M.Kemal Derne ve Tobruk'ta başarılı. Destek yetersizliği ve Balkan Savaşlarının çıkması. İtalya Rodos ve Oniki adayı işgal etti.

Sonuç:

Uşi ( Ouchy ) Antlaşması:


  • Trablusgarp ve Bingazi İtalya' ya verildi.

  • Oniki ada Balkan Savaşları sonuna kadar ( Güvenlik gerekçesiyle ) İtalya'da kalacaktı. Ancak İtalya adaları geri vermedi. II. Dünya savaşında yenilmesiyle de Adalar Yunanistan'a geçti.


Önemi: Osmanlı Devleti Kuzey Afrika'daki son toprak parçasını kaybetti.

2. BALKAN SAVAŞLARI

Sebep: Rusya'nın Panislavist politikası ve sıcak denizlere inme düşüncesi doğrultusunda Balkan Devletlerini Osmanlıya karşı kışkırtması.

AÇIKLAMA: İngiltere, Osmanlı-Almanya yakınlaşmasından rahatsızlık duyuyordu. Çünkü Almanya hem Avrupa’nın güçlü bir devleti hem de İngiltere’nin sömürgelerine göz diken bir tavırda idi. İngiltere Almanya tehlikesine karşı daha zayıf durumda olan Rusya’yı kullanmaya karar verdi.

1908 yılında Estonya’nın başkenti Reval’de yapılan görüşmelerden sonra İngiltere Rusya’yı Balkan ve Osmanlı politikasında serbest bıraktı. Yani Rusya boğazları ele geçirebilecek, İngiltere buna ses çıkarmayacaktı. Fırsatı değerlendiren Ruslar Balkan Devletlerini Osmanlı Devletine karşı kışkırttılar.





I.BALKAN SAVAŞI



Savaşın başlaması: Rusların kışkırtmasıyla Sırbistan, Yunanistan, Karadağ ve Bulgaristan aralarında anlaşarak Osmanlı Devletine savaş açtılar.



  • Osmanlı Ordusunun bir bölümü savaştan önce terhis edilmişti. Bu duruma bir de subaylar arasındaki siyasi çekişmeler eklenince Osmanlı Devleti bütün cephelerde yenildi.

  • Makedonya, Batı Trakya, Edirne ve Kırklareli işgal edildi. Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti.

  • Balkanlarda Osmanlıdan ayrılarak bağımsız olan son devlet ARNAVUTLUK’tur.



Sonuç: Balkanların yeni haritasını belirlemek amacıyla LONDRA KONFERANSI toplandı.(1912) Londra Konferansında Osmanlı devleti Midye-Enez çizgisinin batısında kalan topraklarını kaybetti. (Makedonya, Batı Trakya, Edirne, Kırklareli). Ayrıca Bozcada ve Gökçeada dışındaki bütün Ege adaları Yunanistan’a geçti.





II. BALKAN SAVAŞI





Nedeni: I.Balkan savaşında en çok toprağı Bulgaristan almıştı. Bu durumdan memnun olmayan Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Romanya Bulgaristan’a savaş açtılar. Bu durumdan faydalanan Osmanlı Devleti de savaşa girerek Edirne ve Kırklareli yi Bulgarlardan geri aldı.

NOT: I.Balkan Savaşı Osmanlı Devletine karşı, II. Balkan Savaşı ise Bulgaristan'a karşı yapılmıştır.

SONUÇ: Osmanlı Devleti Bulgaristan ile İSTANBUL, Yunanistan ile ATİNA Anlaşmalarını imzaladı.(1913)

NOT: İstanbul ve Atina Antlaşmalarında Bulgaristan ve Yunanistan'da yaşayan Türklere “Azınlık”statüsü verildi.

NOT: Balkan Savaşlarından sonra Talat, Cemal ve Enver Paşaların devlet idaresindeki etkinliği arttı.(Üç Paşa Devri)

Balkan Savaşları Sonucu Yapılan Antlaşmalar:


  • Londra Antlaşması (1913) ( Osmanlı Devleti-Balkanlı Devletler)

  • İstanbul Antlaşması (1913) (Osmanlı Devleti-Bulgaristan)

  • Atina Antlaşması ( 1913) ( Osmanlı Devleti-Yunanistan)

  • Bükreş Antlaşması ( 1913 ) ( Balkanlı devletler kendi arasında)


Balkan Savaşlarıyla Osmanlı Devletinin Kaybettiği yerler:

  • Ege Adaları

  • Batı Trakya

  • Tüm Makedonya

  • Arnavutluk


3. I.DÜNYA SAVAŞI (1914–1918)



1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı o tarihe kadar insanlığın görmediği en büyük, en felaketli, en kanlı savaş olmuştur.

Birinci Dünya Savaşının Nedenleri:

Sanayi İnkılâbı (Devrimi) ile Avrupa'da hızla sanayileşme başladı. Bu durum sanayileşen ülkeler için üretecekleri mallar için hammadde ve ürettikleri malları satabilmeleri için pazar ihtiyacı ortaya çıkarmıştı. Yani Sanayi Devrimi ile birlikte Dünya'da hızlı bir Sömürgeleşme mücadelesi başlamıştı. XX. yüzyıl başlarında Avrupa'da en fazla sömürgeye İngiltere sahipti. Özellikle deniz üstü egemenliğiyle İngiltere çok sayıda sömürgeye sahip olmuştu. Bu nedenle İngiltere için "Üzerinde Güneş batmayan İmparatorluk " denilmiştir. Fransa’da çok sayıda sömürgeye sahip ülkelerden birisiydi. Rus Çarlığı ise Polonya ve Baltık denizi kıyılarından Mançu Denizi'ne kadar uzanan ülkelere sahip olmuş ancak sıcak denizlere inmek, özellikle Akdeniz'e inebilmek için; Boğazlara ve Basra Körfezine sahip olma peşinde politika izlemekteydi. Bu nedenle özellikle Balkanlar'da kendisi gibi Slav Irkı'ndan olanları destekliyor Sırbistan'ın sınırlarını genişletmesi ve Balkanlarda Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun etkisini azaltmak ve Osmanlı imparatorluğunu parçalayarak boğazlara sahip olmak istiyordu. Almanya siyasal birliğini geç kurduğundan dolayı(1870) sömürgeleşme mücadelesine geç başlamıştı. Gelişen sanayisi için hammadde ve pazar ihtiyacını karşılama politikası izlemeye başlamıştı. İtalya’da siyasal birliğini geç kurduğundan dolayı (1871) sömürge mücadelesine geç başlamıştır. Bu durum özellikle geniş sömürge ağına sahip İngiltere ve Fransa'yı Ekonomik ve Siyasal açıdan rahatsız etmiştir.

Balkanlarda ise Rusya'nın Sırbistan'ı desteklemesiyle toprak bütünlüğü tehlikeye düşen Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Almanya ile ilişkileri geliştirmeye başlamıştır. Fransa savaşta kaptırmış olduğu Alsas-Loraine (Kömür yataklarına sahipti) bölgesini Almanya'dan geri alabilmek için fırsat kollamaktaydı. Böylece Avrupa'da İngiltere ve Fransa'ya karşı Almanya-İtalya işbirliği, Balkanlar'da ise Sırbistan'ı destekleyen Rusya'ya karşı, Almanya - Avusturya-Macaristan İmparatorluğu işbirliği oluştu. Almanya, İtalya ve Avusturya -Macaristan İmparatorluğundan oluşan bu guruba Üçlü İttifak ( Bağlaşma ) devletleri denilir. Bu guruba karşı da İngiltere-Rusya ve Fransa bir dayanışma gurubu oluşturdular. Bu guruba da Üçlü İtilaf (Anlaşma) devletleri denilir.

Bağlaşma gurubunda bulunan İtalya, Anlaşma devletlerinin kendisine gizli anlaşmalarla Anadolu'dan toprak vaat etmesiyle Anlaşma devletleri gurubuna geçmiştir. Bağlaşma bloğuna Osmanlı Devleti ve Çanakkale savaşları sonrası Bulgaristan katılmıştır. Anlaşma bloğuna ise Japonya, Portekiz, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan, Romanya gibi devletler katıldılar.

Şimdi savaşın nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:


  • Devletlerarası Ekonomik ve Siyasi mücadele.( Özellikle Almanya ve İngiltere arasında )(Savaşın Temel sebebi)

  • Fransa'nın Alsas-Loraine bölgesini Almanya'dan geri almak istemesi

  • Rusya'nın Balkanlarda izlediği Panislavizm politikası; Sırbistan'ı desteklemesi sonucu bu devletin sınırlarını genişletme isteği; Bu durumun ise Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun toprak bütünlüğünü tehlikeye düşürmesi.

  • Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahdının Saray-Bosna'da bir Sırplı tarafından öldürülmesi.(Görünür neden: Savaşın başlama nedeni).


Osmanlı İmparatorluğunun Savaşa giriş Nedeni:

  • Kaybettiği toprakları geri alma isteği.

  • Osmanlı Devlet adamlarının çıkması kesin olan savaşta İngiltere ve Fransa ile ittifak çalışmalarının sonuçsuz kalması ve Almanya’ya ümit bağlanması.


Almanya'nın Osmanlıları kendi yanında savaşa katma isteğinin sebepleri:

  • Osmanlı Ülkesinin Coğrafi konumundan ( Jeopolitik ve Stratejik ) yararlanmak.

  • Boğazlarda hâkimiyet kurarak Rusya ve İngiltere'ye karşı avantaj yakalamak.

  • Yakındoğu ve Ön asya Petrol bölgelerine sahip olmak.

  • Osmanlı Padişahının Halife sıfatından yararlanmak.( Özellikle İngiltere'nin Müslüman sömürgelerinde etkili olabilmek )

  • Rus gücünü Osmanlı gücüyle dengelemek.


Osmanlı İmparatorluğu'nun Savaşa Girişi ile:

  • Savaş geniş bir alana yayılarak yeni savaş cepheleri açılmıştır.

  • Almanya'nın yükü ve üzerindeki baskı hafiflemiştir.


Savaş Cepheleri:

Çanakkale Cephesi:

Nedenleri:


  • İngiltere ve Fransa'nın müttefikleri olan Rusya'ya yardım ulaştırmak istemeleri.

  • İstanbul ve Boğazları ele geçirerek Osmanlı Devletini savaş dışı bırakmak istemeleri.

  • Balkanlı Devletleri kendi taraflarında savaşa katmak istemeleri.

  • Balkanlar üzerinden Almanya'ya yeni bir savaş cephesi açmak istemeleri.


Sonuçları:

  • Savaş uzadı. ( 2 yıl )

  • Uzayan savaş İngiliz ve Fransız ekonomilerine zarar verdi.

  • İngiltere sömürgelerinde itibar kaybına uğradı.

  • Rusya yardım alamadığından dolayı Ekonomik ve Sosyal bunalıma girdi. Bunun sonucunda Çarlık Rusya'sı yıkılarak Bolşevikler İktidara geldiler.( 1917 ). ( Rejim değişikliği )

  • Rusya I.Dünya savaşından çekildi.

  • M.Kemal 'in başarılı olması, kendisine güvenilmesine ve Milli Mücadele önderi kabul edilmesine temel oluşturdu.

  • Bulgaristan İttifak bloğu yanında savaşa katıldı.


Kanal Cephesi ( Süveyş Kanalı - Mısır ) :

— İngiltere’nin orta ve Uzakdoğu bağlantılarını kesmek amacıyla Almanya'nın isteğiyle açıldı.

Kafkas ( Doğu ) Cephesi: Bakü Petrol bölgesini ele geçirmek ve Orta Asya Türk topluluklarına ulaşmak amacıyla açıldı. Özellikle hava şartları yüzünden Sarıkamış Harekâtı başarısız oldu.

Suriye Filistin Arabistan Cepheleri: İngilizler ve Araplarla savaşıldı.

* Arapların Halifeyi dinlemedikleri görülerek Ümmetçilik anlayışının geçerliliğini yitirdiğini göstermektedir.( Milliyetçilik etkili olmuştur )

Romanya, Galiçya, Makedonya Cepheleri: Müttefik Bulgar ve Avusturya için savaşılmıştır.

* Irak, Kanal, Kafkas, Çanakkale, Filistin Cepheleri ana cephelerdir.

* Hicaz, İran, Makedonya, Galiçya, Romanya, Yemen cepheleri ikinci cephelerdir.

V.MEHMED (VAHİDÜDDİN) (1918- 1922)



MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI VE UYGULAMASI ( 30 EKİM 1918 )





İmzalanmasının Nedenleri:


  • Bulgaristan'ın savaştan çekilmesi.( Trakya ve İstanbul'un güvenliğini tehlikeye düşürmüştü.)

  • Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun ateşkes önerisinde bulunması ( 4 Ekim 1918 )

    Not: Savaşı yenilgiyle kapatan Bulgaristan'da Kral ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Avusturya ve Almanya'da

  • Cumhuriyet ilan edilerek rejim değişikliği oldu. Osmanlı İmparatorluğunda milli mücadele sonucu rejim değişikliği olmuştur.

    * I.Dünya savaşı, yenik bitiren İttifak devletlerinin rejimlerini etkilemiştir.

  • Anlaşma devletlerinin kuvvet ve Malzeme üstünlüğü.

  • Peş peşe savaşlara giren Anadolu'nun savaş gücünün tükenmesi.

  • Wilson prensiplerinin "çoğunluğu Türk olan yerlerin Osmanlı egemenliğine bırakılacağı" hükmüne umutlanılması.

  • Tamamen yok olmaktansa, antlaşma yapılmasının uygun görülmesi.


  • Antlaşma Ahmet İzzet Paşa kabinesinin Bahriye Nazırı Rauf Orbay başkanlığında bir heyet ile Anlaşma devletleri adına İngiliz amirali Calthorp arasında Limni adasının Mondros Limanında Agamemnon adlı bir zırhlıda imzalandı.

    A- Siyasal Hükümler:

  • Boğazlar derhal açılacak ve İstihkâmları İtilaf devletleri tarafından işgal edilecekti.

  • İtilaf devletleri güvenliklerini tehdit edebilecek gördükleri her yeri işgal edebilecekler ( Ünlü 7.Madde ) Bu madde ile itilaf devletleri 30 Ekim 1918 den sonraki işgallerinin hukuksal dayanağını oluşturmuşlardır*.Osmanlı Devletinin tüm egemenlik haklarını sınırlayıcı niteliktedir.* Anadolu'nun tamamen işgal edilebileceği anlamı taşımaktadır.

  • Doğu Anadolu'da altı vilayette karışıklık çıkarsa ( Erzurum, Van, Diyarbakır, Sivas, Bitlis, Elazığ ) işgal edebileceklerdi.* Bu maddeyle bu bölgede Ermeni Devleti kurma hazırlığı söz konusudur.

  • Tüm haberleşme ve Ulaşım gereçleri Anlaşma devletlerinin dolaysız denetimi altına alınacaktı. * Bu hükümler Osmanlı Devletinin Siyasal bağımsızlığını yok etmeye yöneliktir.

    B- Askeri Hükümler:

  • Güvenliğin sağlanması için gerekli olan askerden fazlası hemen terhis edilecek

  • Silah ve Cephane teslim edilecek

  • Tersane ve Donanmaya el konulacak

  • Anadolu dışındaki çarpışmış olan birlikler derhal teslim olacaklar

  • Savaşta alınan esirler geri verilecek, Türklerden esir düşenler geri verilmeyecek.

  • Boğaz İstihkâmları İtilaf devletlerine verilecek ( İşgal edilecek )

    * Askeri hükümler savunma gücünü ortadan kaldırmayı dolayısıyla işgalleri kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.

    C- Ekonomik Hükümler:

  • Demiryolları ve Limanlar İtilaf devletlerinin denetimine bırakılacak

  • Bütün yeraltı kaynakları İtilaf devletlerinin denetimine bırakılacak.

    * Mondros ateşkes antlaşmasının hükümlerinin Osmanlı Devletini Siyasi, Askeri ve Ekonomik açıdan fiilen bitirdiğini söyleyebiliriz





SAVAŞI SONA ERDİREN ANTLAŞMALAR :



  • Versay Ant.( 28 Haz.1919 ) İtilaf Dev.-Almanya * Ağır koşullardan dolayı II. Dünya savaşına ortam hazırlamıştır.

  • Sen Jermen Ant. ( 10 Eylül 1919 ) İt. Dev.-Avusturya * Avust.-Mac. İmp. Parçalandı.*Avusturya, Macaristan, Yugoslavya kuruldu.

  • Nöyyi Ant. ( 27 Kasım 1919 ) İt. Dev.-Bulgaristan.* Bulgaristan, Yunanistan ve Yugoslavya'ya toprak verdi.

  • Trianon Ant.( 4 Haz.1920 ) İt. Dev.-Macaristan.

  • Sevr Antlaşması ( 10 Ağu.1920 ) İt. Dev.-Osmanlı Dev. * Uygulanamayan tek antlaşma.


I.Dünya Savaşı sonunda;

  • Osmanlı İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Çarlık Rusya'sı ve Alman İmparatorlukları yıkıldılar.

  • Çok Uluslu Devletler parçalandı.

  • Polonya, Yugoslavya, Çekoslovakya Devletleri kuruldu.

  • Rusya ( Komünizm ), Almanya ( Nazizm ), İtalya ( Faşizm ), Türkiye ( Cumhuriyet ) rejim değişikliklerine uğradılar.