Aksaray Yöresel Kültürel Kamusal Kurumsal Paylaşım sitesi Aksarayın en iyi Sitesi
Üyelik Giriş Yap | Üye Ol | Şifrem Neydi | Canlı Destek Facebook
Konu Açan Ecrin Hüma
31.01.2011 18:32:36
Normal Üye
Ecrin Hüma
 
Mutlumusun :
Yazmamış
Neden :
Yazmamış
SonKararinmi :
Yazmamış


 BDULLAH BİN MESÛD (Kur"ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk sahâbî.)





Abdullah bin Mes"ûd hazretleri Eshâb-ı kirâmın meşhûrlarından olup ilk îmâna gelenlerdendir.



Gençliğinde fakîr idi. Bundan dolayı çobanlık yapıyordu. Bir gün koyun güderken Peygamber efendimiz ve Hz. Ebû Bekir ile karşılaştı. Resûlullah efendimiz:



- Ey genç! İçmemiz için sütün var mı? diye sordu. O da:



- Yok efendim deyince Peygamber efendimiz hiç yavrulamamış bir koyunun memesini elleri ile sıvazlayıp duâ etti. Koyunun memesi derhal süt ile doldu. Hz. Ebû Bekir büyük bir kap getirip doldurdu. Bu sütten içtiler. Peygamber efendimiz sonra: "Çekil büzül" buyurdu. Koyunun memeleri eski hâline geldi.



Nasıl sağdınız?



Abdullah bin Mes"ûd olanları hayretler içinde seyretti. Dayanamayıp sordu:



- Bu nasıl oldu? Hiç sütü olmayan koyundan bu kadar sütü nasıl sağdınız? Söylediğiniz duâyı lütfen bana da öğretin.



Peygamber efendimiz başını sıvazlayıp:



- Allahü teâlâ sana rahmet etsin! Sen Hakkı öğrenebilecek bir çocuksun buyurdu.



Bu mu"cizeyi gören ve konuşmaları işiten genç:



- Siz sıradan bir kimse değilsiniz. Senin Cenâb-ı Hakkın Peygamberi olduğuna inandım deyip Kelime-i şehâdet getirdi ve Müslüman oldu.



Kimse yok mu?



Abdullah bin Mes"ûd hazretleri Mekke"de ilk defa açıktan Kur"ân-ı kerîm okuyan sahâbîdir.



Bir gün Eshâb-ı kirâm bir yerde oturup sohbet ediyorlardı. İçlerinden birisi:



- Resûlullahtan başka hiç kimse çıkıp da Kur"ân-ı kerîmi müşriklere karşı açıktan okuyamadı. Bunu yapacak kimse yok mu? dedi. İbni Mes"ûd hazretleri hemen atılıp:



- Ben okurum dedi.



- Biz sana bir zarar vermelerini istemeyiz. Müşriklerin kabîlesinden korkacakları bir kimse okusun.



- Bırakın gideyim! Siz dua edin! Allahü teâlâ beni korur!



Ertesi gün Makâm-ı İbrâhim"e gitti. Müşrikler orada toplanmış hâldeydiler. İbni Mes"ûd hazretleri Besmele-i şerîfe çekip "Errahmânu allemel Kur"âne..." diyerek Rahmân sûresini okumaya başladı.



Müşrikler hep birlikte üzerine yürüdüler. Tekme tokat vurmaya başladılar. Yüzü gözü her tarafı yara bere içersinde kaldı. Fakat o sanki hiç bir şey yapılmıyormuş gibi sâkin sâkin Kur"ân-ı kerîmi okumaya devam etti. Okuması bittikten sonra Eshâb-ı kirâmın yanına vardığında dediler ki:



- Korktuğumuz başımıza geldi. Bir daha gidip onların yanında okuma!



- Hayır yine gidip okuyacağım. Müşrikleri ilk defa böyle perişan hâlde gördüm. Onların âcizliği beni çok sevindiriyor. Bana yapılan işkencelerden acı duymuyorum.



O ertesi günü yine gidip tekrar okudu. Yine tartakladılar. Hattâ kızgın çöllere yatırıp işkence ettiler. O yine aldırmadan okumalarına devam etti. Sonunda müşrikler çâresiz kaldılar.



Mekkeli müşrikler diğer Müslümanlara yaptıkları gibi Abdullah ibni Mes"ûd"a da çok eziyet ve işkence yaptılar. İşkenceler dayanılmayacak hâle gelince izin ile iki defa Habeşistan"a hicret etti. Resûlullah efendimizin hicret etmesinden sonra Habeşistan"dan Medîne"ye hicret etti. Burada önce Muâz bin Cebel"in evinde misâfir kaldı. Sonra Mescid-i Nebî"nin yanında bir ev yaptırarak taşındı.



İbni Mes"ûd hazretleri cüssesinden umulmayan kahramanlıklar göstermiştir. Savaşlarda Resûlullahın yanından ayrılmayıp canfedâ bir şekilde savaşırdı. Bedir savaşında küfrü ve îmânsızlığı meşhûr Ebû Cehil"in başını o kesmiştir.



Savaşta Eshâb-ı kirâmdan Afra hatûnun çocukları Muâz ve Muavviz kılıç darbeleri ile Ebû Cehil"i kımıldayamıyacak şekilde yaralayıp yıktılar. Öldüğünü zannedip oradan ayrıldılar. Peygamber efendimiz Ebû Cehil"i merak edip:



- Acaba Ebû Cehil ne yaptı ne oldu? Kim bakar? buyurarak araştırılmasını emretti. Aradılar bulamadılar. Gelip durumu bildirince Peygamber efendimiz:



Allahü teâlâ zelil etti



- Aramaya devam ediniz! Eğer onu tanıyamazsanız dizindeki yara izine bakınız. Birgün ben ve o Abdullah bin Cûdan"ın ziyâfetine gittik. İkimiz de gençtik. Ben ondan biraz büyükçe idim. Orada onu itince düştü dizlerinden birisi yaralandı. Bu iz onun dizinden kaybolmadı buyurarak Eshâbına kolay tanımaları için işâret verdi.



Bunun üzerine İbni Mes"ûd hazretleri yerinden fırlayıp aramaya gitti. Epey bir aramadan sonra ölüler arasında ta"rife uygun yaralı birisini gördü. Yanına yaklaşıp sordu:



- Sen Ebû Cehil misin?



- Evet Ebû Cehil"im.



- Ey Resûlullah düşmanı! Nihâyet Allahü teâlâ seni hakîr ve zelîl etti?



Aldığı yaralardan acılar içinde kıvranan İslâm düşmanı Ebû Cehil hâlâ inadına düşmanlığına devam ediyordu. En ufak bir pişmanlık eseri yoktu. Ebedî olarak Cehennemde kalmak üzere dünyadan ayrılmakta iken bile mel"ûn hâlâ ağzından kin kusuyordu:



- Ne diye beni zelîl ve hakîr edecek ey koyun çobanı! Hakîr olan sizler olacaksınız! Sen bana zaferden bahset! Kim kazandı kim kaybetti?



- Zafer Allah ve Resûlünün tarafındadır ey mel"ûn. Artık sonun geldi. Zehir kusan başını şu iğrenç vücûdundan ayıracağım.



- Doğrusu beni senin gibi birisinin öldürmesi bana çok ağır gelecek.



- İşte Allah ve Resûlüne karşı gelen onlara düşmanlık besliyenin sonu böyle zelîl olmaktır. Sen ve senin gibi olanların sonları böyle olacak. Burada zelîl olduğunuz gibi âhırette daha zelîl olacaksınız! Ebedî olarak Cehennem ateşi ile yanacaksınız. Cehennemde şimdiki bu hâlinizi çok arayacaksınız. Fakat bulamıyacaksınız.



İbni Mes"ûd hazretleri başını kesmek için Ebû Cehil"in miğferini çıkartırken:



- Ne olur hiç olmazsa boynumu gövdeme yakın kes ki başım heybetli görünsün diyerek küfrünün gurur ve kibrinin ne dereceye çıkmış olduğunu gösterdi.



Ümmetin fir"avnı



İbni Mes"ûd Ebû Cehil"in başını kılıcıyla kopardı. Kılıcını miğferini aldı. Başına bir ip bağlayıp sürükliyerek Resûlullahın huzûruna götürdü. Sevinç içinde:



- Yâ Resûlallah! Bu Allahü teâlânın düşmanı Ebû Cehil"in başıdır dedi. Peygamber efendimiz de:



- O Allah ki O"ndan başka ilâh yoktur buyurdu.



Sonra İbni Mes"ûd hazretleri ile beraber Ebû Cehil"in cesedinin yanına gitti. Ona hitap ile:



- Allahü teâlâya hamd olsun ki seni zelîl ve hakîr kıldı. Ey Allahın düşmanı! Sen bu ümmetin fir"avnı idin! buyurdu.



Hz. Abdullah bin Mes"ûd Uhud"da Hendek"te Biat-ı Rıdvan"da Mekke"nin fethinde ve Tebük seferlerinde bulundu. Peygamber efendimizin vefâtından sonra da Yermük harbine katıldı. Kûfe kadılığına tayin olundu. Orada hazine muhafızlığı da yaptı. Hz. Ömer Kûfe halkına yazdığı mektupta şöyle diyordu:



- Ey Müslümanlar! Size iki arkadaşımı yolluyorum. Ammâr vâlî Abdullah kâdı olacaktır. Onları dinleyiniz ve söylediklerini yapınız. Çünkü ikisi de Resûlullahın Eshâbından olup Bedir kahramanlarındandır. İbni Mes"ûd"u yanımda alıkoymayarak sizi kendime tercih ettim. Kendisi aynı zamanda beytülmâl hesaplarına da bakacaktır.



Günâhtan şikâyet



Hz. Osman"ın son zamanlarında Medine"ye döndü. 60 yaşının üzerinde iken hastalandı. Halife Hz. Osman ziyâretine geldi. Dedi ki:



- Bir isteğin mi var?



- Allahü teâlânın rahmetini isterim.



- Bir tabib getirelim mi?



- Hâcet yok! Beni hasta eden tabibdir.



Bu hastalıktan vefât etti. Cenâze namazını Hz. Osman kıldırdı. Vasiyeti üzerine Cennet-ül-Bakî Kabristanına defnedilmiştir.



Abdullah bin Mes"ud Resûlullahın huzurunda meclislerinde sık sık bulunurdu. O derece ki Resûl-i ekremin Ehl-i beytinden olduğu sanılırdı. Resûlullahın eşyalarını taşırdı. Onlara hürmetinden çok güzel giyinirdi.



Peygamber efendimiz Abdullah bin Mes"ûd"u Kur"ân-ı kerîm öğretenlerin başında sayardı ve "Kur"ân-ı kerîmi İbni Mes"ûd Salim Übey bin Ka"b ve Muaz bin Cebel"den öğrenin!" buyururdu. 70 sûreyi Resûlullahın mübârek ağızlarından işiterek ezberlemiştir. Âsım Hamza Kisaî Halef A"meş gibi meşhur kırâat imâmlarının silsilesi İbni Mes"ûd"da son bulmaktadır.



Resûl-i ekrem Kur"ân-ı kerîmi ondan dinlemeyi çok severdi. Peygamber efendimiz bir gün ona buyurdu ki:



- Nisa suresini oku dinleyelim.



- Kur"ân-ı kerîm size indi. Biz O"nu sizden okuduk ve sizden öğrendik. Resûl-i ekrem bunun üzerine buyurdu ki:



- Evet öyledir. Fakat ben Kur"ân-ı kerîmi başkasından dinlemeyi severim.



İbni Mes"ûd okumaya başladı. Meâlen; (Halleri ne olacak? Her ümmetten bir şahit getireceğimiz zaman...) Nisa: 41] âyet-i *****esine gelince Resûlullahın mübârek gözlerinden yaşlar boşandı.



İbni Mes"ûd gibi



İbni Mes"ûd hazretleri Kur"ân-ı kerîmi çok güzel okurdu. Hz. Ömer anlatır:



Bir gün Resûlullah efendimiz Hz. Ebû Bekir ile Müslümanların durumunu konuşuyordu. Ben de yanlarındaydım. Sonra beraber dışarı çıktık. Baktık tanımadığımız birisi mescidde Kur"ân-ı kerîm okuyor. Resûlullah efendimiz dinlemeye başladı. Daha sonra da bize dönüp buyurdu ki:



- Kim Kur"ân-ı kerîmi indiği andaki tazeliği ile okumaktan hoşlanıyorsa İbni Mes"ûd gibi okusun!



İbni Mes"ûd hazretlerinin vücûdu zayıf yapılı idi. Peygamber efendimiz birgün Eshâbına buyurdu ki:



- Siz İbni Mes"ûd"un vücutça zayıf olduğuna bakmayın. Mîzânda hepinizden ağırdır. 

     



vesselamm...



İmza

Gafil İnsan Tuhaf Bir Laf Eder. Der ki: "Yarın Olsun Şunu Yapayım." Bilmez ki, Bugün dünün Yarınıdır.

Cevap Yaz
Copyright
Bugün : 0 - 0 - 0 | Dün : 0 - 0 - 0 | Toplam : 182 - 1129 - 1311 | Üyeler : 0 - 2354 | Online : 0 - 1
Onlineler :
Neler Yaptık | Hakkımızda | İletişim | SiteMaps | Rss
2oo6-2o14 © Copyright Aksaray 68
Yazılım Tasarım
Aksaray 68

AKSARAY.TC - Bizimsite - Aksaray Bilisim - Ihlara - Aksaray Haberler- AxarayFm - siteni ekle
YASAL UYARI
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan .yer sağlayıcı. olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz .uyar ve kaldır. prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, info@Aksaray.tc mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

Ping your blog, website, or RSS feed for Free
 

Hızlı Sohbet